Archive for Ekim, 2010

« Önceki Sorular

pozitivizm

Pazartesi, Ekim 25th, 2010

Hocam; sizi “Kendi düşüncelerini Kuran-ı Kerim’e söyleten bir pozitivist” olarak değerlendiriyorlar, bu konuda bizleri bilgilendirir misiniz? Pozitivizm nedir? Siz gerçekten pozitivist misiniz? Kendinizi nasıl tanımlarsınız This post was submitted by sait.

yazgı

Pazartesi, Ekim 25th, 2010

Yazgı neden bize bizim istediğimizi değil de kendi istediğini verir? This post was submitted by Selim.

Pazar, Ekim 24th, 2010

Hocam; “ALLAH tarafından bizlere verilen her şey, sadece birer emanettir, vekalettir.” Bu yorumuz ile vahdet-i vücutçuların (pantesitlerin) yorumları arasındaki fark nedir. CEVAP: “Bir emanettir, vekalettir” ifadesinden vahdet-i vucut ya da panteizmi nasıl çıkardığını doğrusu anlamak mümkün değildir. Çünkü, bana göre bir batıl inanç olan vahdetçilik, vekalet ve emaneti içermez. Çünkü, bu batıl itikatta, vekalet ve […]

Enfal Suresi 17. ayet

Cumartesi, Ekim 23rd, 2010

Hocam; Enfal Suresi 17 nci ayet; “Siz savaşta onları kendi kuvvetinizle öldürmediniz, lâkin Allah öldürdü.(Ey Resulüm) Attığın vakit sen atmadın, lâkin Allah attı.Ve bunu, Allah müminleri güzel bir imtihana tâbi tutmak için yaptı. Şüphesiz ki Allah hakkıyla işitir ve bilir.” Atılan oku, mızrağı, ALLAH’ın atmasını nasıl anlamalıyız? This post was submitted by murat.

Enfal Suresi 9. ayet

Cumartesi, Ekim 23rd, 2010

Hocam; Enfal Suresi 9 uncu ayet, mealinizden; “Rabbinizden yardım dilemiştinizde, O “size”, ardıarda devreye soktuğum bin melekle yardım ediyorum ya!” diyerek karşılık vermişti.” Ayetteki “ardıardına devreye sokulan bin melekten” ne anlamalıyız. This post was submitted by rıza.

ahlaki ve vicdani bir yargılama

Cuma, Ekim 22nd, 2010

Tayyip Erdoğan’ı ya da AKP’yi ahlaki ve vicdani değerleri baz alınarak yargılar mısınız? This post was submitted by İsmail .

mevlananın şiiri

Çarşamba, Ekim 20th, 2010

Mevlana’nın aşağıdaki dizelerini nasıl değerlendiriyorsunuz? iyi günler. “Dün dünle beraber gitti cancağızım Şimdi yeni şeyler söylemek lazım Ne kadar söz varsa düne ait Şimdi yeni şeyler söylemek lazım” This post was submitted by Arzu.

özgürlüğün sınırları

Çarşamba, Ekim 20th, 2010

Anayasa Mahkemesi eski Raportörü Osaman Can radikal görüşleri ile toplumun dikkatini çekti. Liberal ve demokrat bir kişi. Aşağıda kendisi ile yapılmış bir söyleşiden bir alıntı var. “Özgürlükçü olmanın, Türkiye’de sosyal ve kültürel sınırları var. Türkiye’de muhafazakârlık ve milliyetçilik var. Kadın-erkek eşitliği, eşcinsel hakları konularında gene problem olmaya devam edecek. Çünkü Türkiye’de özgürlük taleplerinin gelip dayanabileceği […]

Sayfalar: 1 2 Next
« Önceki Sorular

© 2017 İsmail Kazdal. Bütün hakları saklıdır.   RSS: Yazılar/Yorumlar   Altyapı: WordPress

Webmaster:eduman