anayasa değişikilği
ziyaretci | Mayıs 15, 2010
Anayasa Mahkemesi Anayasa Değişikliği Paketini iptal edecek mi?
340 kez görüntülendi.
This post was submitted by MEHMET.
Benzer Sorular
Bölüm: Kategorilenmemiş | Cevabım »
Etiketler: anayasa,
Cevabım: “anayasa değişikilği”
Cevabım
« BAYKAL | Anasayfa | BURSASPOR!!! »










Sayısız kere anlattığım devlet ya da derin devlet kurumunun yapısını bir kere daha tekrarlaycağım. Bütün kurum ve kuruluşların toplamıdır devlet. Anayasada yazıldığı gibi, ülkenin bütün işleri kurumlar eliyle yürütülür. Ama bizde bu konuda büyük bir fark vardır. Yasama, yürütme ve yargı olarak belirlenen yönetme kurumları, büyük bir yalandır. Devlet tektir ve askerdir. Ve bu erk, hükmünü yargı eliyle yürütür. Yasama ve yürütme göstermelik iki kurumdur.
Bu ülkede erk, meşruiyetini kuvvetten alır. Kuvvet de silahdan başkası değildir. Gücünü halktan alan yegane meşru kurumlar olan yasama ve yürütme, bu ülkede devlet kurumu sayılmazlar. Gücünü halktan alan yasama ve yürütme, devletin yargı kurumları eliyle temsil edilirler. Atmış askleri darbesi ardından kurulan Anayasa mahkemesi, yasamayı kontrol altında tutarken, bütün Tay’lar da yürütmeyi devlet adına denetler.
Nasıl yaptıkları da sayısız örnekte görülmüştür. Anayasa mahkemesinin yaptığı bütün tasarruflar hakikatte yasama meclisinin uhdesindedir. Anayasa mahkemesi, yasama meclisinin çıkaracağı yasaları, yine o meclisin çıkardığı kanunlar çerçevesinde denetler sadece. Çıkan kanunlar, Anayasada yazılı olan kanunlardan birine ya da bir kaçına açık anlamda aykırı ise, iptal hakkına sahiptir Anayasa mahkemesi. Ayrıca belirtmeliyiz ki, şu anda var olan Anayasa keemlenyekündür. Çünkü varlığını meşru kaynaklardan almamaktadır. İçtimai mukavele metinleri anlamına gelen Anayasa, bu günkü haliyle, mukavelenin öznesi olan halkın iradesi dışında teşekkül etmiş bir anayasadır. Bana kimse bu anayasa referanduma sunulmuştur demesin. Kendisini askeri idareden kurtaramayan zavallı halk, darbe anayasasını evetlemiştir ki, bir an önce halaskar asker çekilip gitsin ve sivil olduğu zannedilen partiler hükümeti kurulabilsin. Evet, darbe anayasalarına, içtimai mukavelenin öznesi olan halk, “hadi çek git”, anlamında evet demiştir. Yoksa, devlet partisi partilerin aldığı oy oranında kalır ki, bu oran da en fazla yüzde kırktır.
Evet, bu anayasa yegane meşruıyet öznesi olan halktan gelmediği için keemlenyekündür. Biz de bu durumda olan bir yargı üzerinde konuşuyoruz.
Devlet içinde yer alan anayasa mahkemesi halkının lehine hiçbir karar vermez ve bugüne kadar da vermedi. Ve kendi anayasalarına aykırı kararlarını saymakla bitiremeyiz. Onların hepsi de, sizlerin yaşadığı dönemde oldu. 367 olayı anayasa metninin açık ifadesine göre aykırıdır ve bu ülkede anayasayı çiğneme suçuyla itham edilen Başbakan asılmıştır. Yani, bu örneğe bakacak olursak, 367 nin faillerinin de cezalandırılması gerekmektedir. İnşallah devrisabık uygulayacak bir halk idaresi gelir de, eskilerde işlenen suçları faillerinden hesap sorulur. Gerçek demokrasinin göstergesi budur. Çünkü, demokrasilerde imtiyazlı hiçbir kişi ve de makam yoktur.
Sorduğu sorunun cevabına gelince. İçinde bulunduğumuz sosyal ve siyasal hayatı değiştiren fefkalade olaylar olmazsa, (Nedir bu olaylar? Mesela, Anayasa mahkemesi üyelerinin en az altı tanesinin ahirete göçmesi ve yanilerini zencilerin Cumhurbaşkanının seçmesidir.) Anayasa mahkemesi, Anayasaya aykırı bulacak ve halk oyunu keemlenyekün sayacaktır. Selam ve sevgiler.