Ateist veya Deist kısaca Allah’a İnanmayanları Dinimize Nasıl Çağırabiliriz.
ziyaretci | Ağustos 17, 2010
Sevgili İsmail Hocam;
Benim karşımda 1 tane ateist olduğunu kabul eden bir erkek 18 yaşında,1 tane deist olduğunu kabul eden bir kız 16 yaşında ve de 1 tane hiçbirşeye inanmadığını söyleyen 17 yaşında insan var.Bu yolları nasıl seçtiklerini bilmiyorum kimisi çevreden etkilenmiştir kimisinin babasının inancı yolunda gitmiştir kimiside arkadaşının.Ama bu insanların tek bir cahillikleri var bence okumamak birde okumaya teşvik edilmemektir.Çünkü düşünüyorum ve biliyorum zeki olan her insan bildiği müddetçe bakın bildiği diyorum dinimizi , kesinlikle müslümanlığı seçer.Zeka ve mantık kavramlarına sahip olmayan biri okusada zaten ona uyar buna uyar veya hayatı lay lay lom geçirir.Din ibaresi önemli değildir onun için.
Size soruyorum bu insanları dinimize nasıl davet edebiliriz yada bir takım şeyleri görmelerini nasıl sağlayabiliriz.
803 kez görüntülendi.
This post was submitted by Kerem.
Benzer Sorular
Bölüm: Kategorilenmemiş | Cevabım »
Etiketler: Allah, Ateist, Deist, Dinimize, nanmayanlar, rabiliriz,
Cevabım: “Ateist veya Deist kısaca Allah’a İnanmayanları Dinimize Nasıl Çağırabiliriz.”
Cevabım
« Müslüman olmayan iyi insanlar | Anasayfa | şuara suresi 63-67 ayet yunus suresi 90. ayet. »










Öncelikle, Ateizm ve Deizm ne demektir, bunu açıklayalım. Sonra da sorunuza cevap verelim, ya da vermeye çalışalım. Ateizm, bu kozmozun yaratıcısı bir mustakil güç, yani Allah yoktur. Varlık kendi kendine, tesadüfen var olmuştur, anlayışıdır. Bu anlayışın yandaşı çok değildir. Ama var olan o az sayıdaki ateistler, oldukça etkindir, onun için de sesleri çok çıkmaktadır.
Bize göre ateist olmak o kadar da kolay bir iş değildir. Çünkü tarihin hiç bir döneminde ve günümüzde, ateist bir toplum görülmemiştir yeryüzünde ve onun için de gelenek haline hiç bir zaman ulaşamamıştır. Gelenek haline ulaşamayan bir inancı benimsemek de her yiğidin harcı değildir. Onun içindir ki, ateistler kendilerini açıklamamakta ve takiyye yapmaktadırlar. Onun için, gerçek ateist sayısını bulmamız pek de mümkün değildir. Ama çok etkin oldukları da kesindir. Ve onlar kendilerini çok yukarılarda görmekte, Allah’a inananları da salaklar sürüsü olarak nitelemektedir. Kısaca, kibirlerini yenip onlara ulaşmak kolay bir iş değildir. İkna edebilecek fazla bir şey anlatılamaz onlara. Yeni bilgilere, inançlara, tarafsız yaklaşabilmenin en büyük düşmanı ise kibirdir ve ateistte de bu kibir çok büyüktür. Kibir duvarını hiç bir mantık açamaz.
Gelelim Deizm’e. Deizme göre bu kainatın yaratıcısı bir güç vardır, ama bu gücün insan hayatına bir müdahalesi yoktur. Kısaca, Allah diye bir kudret bu kozmozu yaratmış, ondan sonra kendi katına çekilmiş, herşeyi tarafsız bir şekilde izlemektedir, Deizme göre. Yani, Allah vardır ama, O Allah’ın vazettiği bir dini yoktur. İşte, laiklik de bu inançtan doğmaktadır.
Bunların sayısı, belki de insanlık aleminin % 99 unu teşkil etmektedir. Bunlar pasif bir Allah’a inanırlar, ama, o Allah’ın gönderdiği dine, yani ilahi hukuka inanmazlar. Allah bu kainatı yaratmıştır, hukuk işini ise güçlülere bırakmıştır, Deistlere göre.
Dindarlar, sadece ve sadece, Allah’ın hukukuna, yani şeriatına inanların sayısı kadardır bu dünyada. Ve oldukça da azdır sayıları.
Demek oluyor ki, insanları inanç endazesiyle kategorize edecek olursak, üçe ayrılırlar. En kalabalık bölümünü Deistler teşkil eder. İkincisi ise Dindarlardır, en azı da Ateistlerlerdir. Ama dindarlar ve ateistlerin toplamı, Deistlerin sayısı yanında, neredeyse sıfır sayılır.
Yeryüzü güçleri, din, yani hukuk yapma işini tamamen uhdelerine almış, Allah’ın şarihliğini ise devre dışı bırakmıştır. Dine, sadece ve sadece gökleri bırakmıştır güçler. Elbette insan yerde yaşamak zorunda olduğundan, dinsiz olarak yaşayıp gitmektedir.
Şimdi gelelim Ateistler ve Deistleri dine çağırma metoduna.
Bu konuda yapacağımız tek tavsiye vardır ve bu tavsiye de, bir ateist ve deiste, din kaynağı olan Kuran ve onun ilk uygulayıcısı Hz. Muhammed’den deliller getirmeyeceksin. Onların kabul ettiği ve bilimsel olarak gördüğü bilgilerle ikna etmeye çalışacaksın. Yani, bilginle etkilemeye çalışacaksın onları. İnanmadıkları kaynaklardan, yani Kuran ve Hadisten delil getirmek, onların alayına sebebiyet verir. Bu aptallığı yapmamak gerek. Bilgiye, evrensel kabul gören delillere dayanarak ikna edebilmek için, ne büyük çapta bilgi sahibi olmak gerektiği, açıkça ortadadır. Malüm, bilgi olmadan tefekkür olmaz. Tefekkürün enerji kaynağı, muazzam çaptaki bilgidir, bilgilerdir. Hadi bakalım. Bilgilenmek konusunda yolun ve yolunuz açık olsun. Sevgiler ve selamlar.