BAYKAL
ziyaretci | Mayıs 15, 2010
Baykalcı CHP’li görünen gazeteciler neden bir gün bile beklemeden “Baykal istifa” diye bağırmaya başladılar?
341 kez görüntülendi.
This post was submitted by Ahmet.
Benzer Sorular
Bölüm: Kategorilenmemiş | Cevabım »
Etiketler: baykal,
Cevabım: “BAYKAL”
Cevabım
« hayat | Anasayfa | anayasa değişikilği »










Baykal’ı, daha da doğrusu CHP’ni tutan gazeteler ve gazeteciler aslında Ergenokunu, yani derin devleti tutar. Ergenekonun verdiği karara uyar. Ergenekon da Baykal’ı kendi partisi olan CHP’ nden ayırmak isteyince, elbette onlar da isteyecektir. Başka türlü davranmalarına imkan yoktur. Baykal’ı neden partinin başından almak istediklerini, MAĞDUR sorusunda cevaplamıştım.
Hakikaten ne enteresan, öyle değil mi? Baykal’ın zinası sitelere düşer düşmez, hemen bütün Ergenekon gazeteceleri kurulu bomba gibi patlayarak, Baykal’ın istifasını istediler. Emir kulluğu, işte böyle bir şey. İnsanı armonize hale getirir.
Yeri gelmişken, tarihe not düşmek için söyleyelim ki, bu olay öyle hafife alınacak gibi bir olay değildir. Türkiye, siyasi, sosyal ve ekonomik hayatı üzerinde istendiği an, istendiği gibi oyunlar oynanabilmektedir. Oyun oynamak isteyenlerin istedikleri gibi oyun oynayabilecekleri şartlara mahküm edilmiştir ülkemiz. Bir takım dış güçler iç güçlerle iş birliği yapabiliyor, kendi istedikleri politikaları uygulatacak yerli partnerler bulabiliyor. İstedikleri kimseleri siyasi makamlara çıkarabiliyor, istediklerini o makamlardan al aşağı edebiliyor. Sanki bizim ülkemizin siyasi figürleri kurşundan askerdirler, sanki hiçbir siyasi figürün kendi iradesi yoktur. Kendini gerçek makam sahibi sanırken, birden ademe ve unutulmaya mahküm hale gelmektedir etkin görünen siyasi figürler. Deniz BaykalIn başına da bu durum gelmiştir. ve şu anda eli ayağı bağlı bir mahküm durumundadır. Kendisini şöhrete taşıyıp yıllarca devlet partisinin başında tutan gizli devlet kadroları onu bir anda satıvermiştir. Eli ayağı bağlıdır. Çünkü, sitedeki zina görüntüleri varan bir diye başlamış ve gerisinin de var olduğu tehdidi altına alınmıştır Baykal. Çabalaması boşunadır. Çünkü, çabaladıkça batacaktır. Bunu bilecek kadar zeki biridir. Onun için sessizliğe bürünecek ve kendini unutturacaktır.
Zenci Türklerin iktidarına karşı, Avukatlığını yaptığı Ergenekonun ne menem bir devlet gücü olduğunu her halde anlamış olsa gerek. Bu gücün ne kadar acımasız olduğunu anlayıp da sakin kalabilmenin, ihanet duyguları içinde yaşayabilmenin ıstırabını içselleştirmek, ne kadar zordur, yarabbim. Allah’ım, devlet gücünü ardına almış ve zencilerin hükümetine ağız dolu sövmenin dayanılmaz zevkinden mahrum kalmak da çok büyük işkencedir her halde. Gücü kendinde vehmeden bir kişinin, bir hiç olduğunu anlayıvermesinin gönül yarasını anlatabilmek her edib kişinin harcı değildir. Allah Deniz Baykal’a sabırlar versin.
Bu ülkenin muhafazakar diye anılan kalabalıkları, yani, zencileri, Baykal’ın gidişine, siyasi hayattan silinmesine asla sevinmemelidir.. Çünkü onu deviren güç, devletin ateist kesimidir. Ve çok şiddetli bir ateist olan eli yıllık arkadaşının (Önder Sav) eline geçmiştir devlet partisi. Kılıçtaroğlu, sadece bir figürandır. Halk adamı imaji belki bir seçim dönemi kullanılacak ve o da tasfiye edilecektir. Çünkü, nihayet o da zenciler sınıfından biridir. Zencilerden olmasına rağmen beyazlara hizmet vermesi onu kurtaramaz. Hasılı, ateist olmayan, sadedce dinsiz olan Deniz Baykal’ı mumla arayabilir bu ülkenin muhafazakarları.
Allah’ı pasif de olsa kabul eden bir kişi, hiç kabul etmeyenden daha ehvendir. Öyle değil mi sayın muhafazakarlar?
Selam ve sevgiler.