Bir Bâtılın Peşinde

ziyaretci | Haziran 7, 2014

Bir ülkü ve ilke adamının, bir dava adamının kitabını okuyorum bugünlerde. Kitabın adı “Bir Yeşilin Peşinde”.
Bir yeşil, yani, bir yaprak, bir çay yaprağı.
Kitapta ülkemiz çaycılığının geçirdiği evreler anlatılıyor.
Bir yaprak deyip geçmemeli. Bir yeşilin peşinde bir ömür değil nice ömürler geçmiş.
Ama neyin peşinde olduklarını biliyor o ömürler. Hep o yeşille iç içe geçiyor ömürleri. Dünyadaki en kaliteli çay üretimini gerçekleştiren Hindistan’da, Sri Lanka’da ve Rize’de. Hep o yeşille yatıp kalkıyorlar.
Kitabın adından esinlenerek soralım: “Biz” neyin peşindeyiz?
Merkez Bankası cevabınızdan sonra bu soruyu sormamız kaçınılmaz bir sorumluluk değil midir?
Tamam , “Ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil!” denilmiş.
İtiraf etmek gerekirse, milletçe üzerinde olduğumuz yol “hoş” bir yol. Peki, ya boş bir yolsa. Bu yol nereye çıkacak, biliyor muyuz?
Söz gelimi, “Sistem”i yönetmeye talip A ve B adında iki parti olsun.
Bizim A ya da B tarafını tutmamız, bizi, tuttuğumuz partinin taraftarı yapar mı? Yoksa nihâi olarak “Sistem”in tarafında mı yer almış oluruz?
Herkesi ve her şeyi kullanan ve işi bitince atan bir Sistem; “Bizi” de kullanıp zamanı gelince atmayacak mı?
Mehmet Barlas’ın deyimiyle, “İktidar çemberinin dışında kalanlar kötümser mi olurlar? Gerçi sayın Barlas “servetleri milyar dolarlarla ölçülen, yeni yatırımları başlatmış, jetlerin yatların sahibi olan ama iş adamlarını” kastediyor.
Bir ülkü, ilke ve dava adamı olan Tayyip Erdoğan’ın milletine olan sevgisi, çalışkanlığı, cesareti, enerjisi bütün dünyada yankılanıyor. Bunu hep beraber izliyoruz.
Rize “durup dururken” çay verdi bize.
Peki bu Sistem bir bardak “çay” verir mi bize?

This post was submitted by Hürriyet Ömer.

Bölüm: Kategorilenmemiş | Cevabım »
Etiketler:

Cevabım: “Bir Bâtılın Peşinde”

  1. ismailkazdal

    Mükemmellik sonsuzluğun adıdır. Her mükemmelin bir üzerinde mükemmel vardır. İnsanlar en mükemmeli arar arar arar ve bulduğunu sandığı en mükemmelin üzerinde başka mükemeller gördüğünde, ya da hissettiğinde hüzünlenir.
    İşte hayat içindeki insanın durumu budur ve onun için elindekileri ile asla tatmin olmaz.
    Biz ulaşabildiğimiz hiçbir sonuçtan tatmin olmayız. Sen hiç halinden yüzde yüz memnun bir kişi gördünüz mü hayatınızda.
    Kanaat kelimesi, elindekilere şükretmek ve daha fazla iyilikler arkasında koşma azmini ifade eder. Tevekkül kelimesi ise elde etmek isteyip de ulaşamadıklarımıza Allah’ı vekil etmektir.
    Kısaca, iyiden daha iyiler vardır ama, iyiden aşağı kötüler de vardır. Biz kötüyü iyiye, iyiyi daha iyiye ulaştırmak yolunda hayatımızı tüketiriz.
    Yaratılış da etap etap gelişmiştir. İyileştirmeler de aşama aşamadır. Bize düşen iyinin ardında koşmak, gerisine Allah’ı vekil etmektir.
    Zaten gerçek iyiyi arayanlar, insanlar arasında orantı olarak çok azdır.
    Çoğu cin olan ve hayatı içgüdüleriyle yaşayan kalabalıklar için bizim düşündüğümüz mükemmellikler yoktur.
    Ama bizim hayal ettiğimiz mükemmelikler bizi cinlerin üzerine çıkarabildiği gibi, tatminsizliğin girdabına da atabilir. Onun için değiştiremediğin şartlar içindeki iyilere kanaat et. Yoksa çıldırırsın. Selamlar.

Cevabım

© 2017 İsmail Kazdal. Bütün hakları saklıdır.   RSS: Yazılar/Yorumlar   Altyapı: WordPress

Webmaster:eduman