bozulma ne zaman başladı

ziyaretci | Mart 3, 2010

“200 yıl kadar önce bizim devlet yapımızda büyük bir kırılma ve dönüşüm yaşandı. Ve dinle devlet münasebetleri bozuldu.” diyorsunuz, HSYK ile ilgili cevabınızda. Halbuki siz bozulmayı hep Hz Ömer’den sonra başlatırdınız. Bir sürç-i lisan mı, ciddi bir düşünsel dönüşümle mi karşı karşıyayız?

476 kez görüntülendi.

http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/blogmarks_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_24.png

This post was submitted by Ayşe.

Benzer Sorular

  • Benzer soru yok.

Bölüm: Kategorilenmemiş | Cevabım »
Etiketler: bozulma, zaman,

Cevabım: “bozulma ne zaman başladı”

  1. ismailkazdal

    Galiba, yazının bir bölümüne iyi bakmamışsın. Eğer baksaydın aşağıya aldığım bölümü elbette görürdün. Evet, aşağıda yer alan metin, HSYK sorusuna verdiğim cevaptan alınmadır. Tamamını okumadan beni çelişki içinde biri olarak gösteriyorsun. Halbuki, benim düşünce dünyamı ve binamı oluşturan bütün elemanlar kendime has ve orjin analizlerden geçerek oluşmuş ve bir tutarlı ekol olmuştur, olabilmiştir.
    Ben o cevapta İslam dininin tarihinden bahsetmiyorum. Türk devleti tarihinden bahsediyorum. Türklerin ve bütün kavim devletlerin kendi varlıklarını güçlendirme ve sürdürme adına, din dahil, kullanmayacağı hiç bir kurum ve kuruluş yoktur, inancımı, beni yakından tanıyan herkes bilir. Bir ulusal erkin kendinden daha güçlü bir erk olan Allah’a ve onun tertemiz dinine itibar ettiğini ve edeceğini düşünmüyorum. Bütün güce dayalı erkler sadece kendine hizmet verecek kurumları kabul ederler ve de öyle yapmışlardır. Dini devletleştirmişler, devletleştirdikleri dinle halkı uyutarak köleleştirmişlerdir tarih boyu. Tek bir erk, bir zaman dilimi içinde, samimi inananların topluluğunda, kendinden kudretli bir efendi olan Allah’a kendilerini kontrol ettirmişler ve 22 yıllık bir sadr-ı-İslam dönemi örneğini insanlığa sunmuşlardır.
    Benim dinle devlet arasındaki münasebette değişmez inancım budur. Devlet erkleri devletleştiremedikleri dini kullanmazlar. Hele de ırkçı devletler hiç kullanmazlar.
    Ben Türklerin cihan hakimiyeti ideali olan Kızıl Elma ve onu tahakkuk ettirme sembolü olan Ergenekondan bahsederek, şu anda olmakta olan siyasi ve sosyal çalkantılara doğru cevaplar vermeye çalışıyorum.
    Dinle devlet ilişkisini merkeze koymadan günümüzdeki sosyal ve siyasal mücadeleleri açıklamamıza imkan yok. Onun için Karlofça ve Pasarofça kırılmasından bahsettim. Kızıl Elme bir cihan hakimiyeti idealinin adı iken muhterislerin şahsi iktidar hırslarının aracı olduğunu açıklamaya çalışarak, günümüzün Egenekoncularının sahtekarlıklarını ve zalimliklerini ortaya koymaya çalışıyorum.
    Aşağıdaki metne bakarsan, haksızlık yaptığını anlayacaksın.
    “Şu gerçeği tespit etmemiz gerek. Mağlup olan asla mücella İslam değil, sadece onun devletleştirilmiş ismidir. İslam dini, Emevilerden bu yana devletleştirilmiştir. İslam, sosyal ve siyasal hayattan sürgün edilmiş, bu, insan için en önemli iki alana gücün, güçlünün hukuku hakim olmuştur. Halbuki, İslam dini tam da bu durumu ortadan kaldırmak için gönderilmiş bir dindi, bir medeniyetti. Gücün hukukunun yerine hakkın hukukunu koymak için indirilmişti yüce İslam.”
    Selam ve sevgiler.

Cevabım

© 2012 İsmail Kazdal. Bütün hakları saklıdır.   RSS: Yazılar/Yorumlar   Altyapı: WordPress

Webmaster:eduman