Cin Çarpması
ziyaretci | Şubat 12, 2010
Hocam cinlerle alakalı sorulara verdiğiniz cevaba baktım. Cinleri farklı bir şekilde tasvir ediyorsunuz. Öyle görünüyor ki cin çarpması gibi şeylere de inanmıyorsunuz. Ben yaşadığım bir oalyı anlatıyım. Birgün sır üstü ellerim önden bağlı bir şekilde yattım. Sabah vakti uyandığımda her tarafım uyuşmuştu. Kıpırdayamıyordum ve garip çığlıklar duyuyordum. Yaklaşık 10-15 dakika boyunca bir kilitlenme yaşadım. Sonra yavaş yavaş hareket edebildim. Ben bunu cinlerin bir hareketi olarak yorumluyorum. Sizce bu nedir?
399 kez görüntülendi.
This post was submitted by fazıl ahmet.
Benzer Sorular
Bölüm: Kategorilenmemiş | Cevabım »
Etiketler: arpmas,
Cevabım: “Cin Çarpması”
Cevabım
« kalp | Anasayfa | Mezhepler. »










Evet.. Ben Cin konusuna kabul edilmiş haliyle inanmıyorum. Kuran ayetleri çerçevesindeki Cin tanımlaması kabul edilmiş şeklin çok dışındadır. Beşerin iki halinden biridir. Bu iki halin biri iradelilik, öbürü iradesizlikdir. İradeliyken İnsan, iradesizken cindir beşer. İradeli olunduğu zaman havas, irade kullanılmadığı zaman dilimi içinde ise avamdır beşer. İradeli, yani seçme yeteneğini kullanan beşer insan, kaullanmayanlar da cindir. Bu iki hal arasındaki farkı belirleyen en önemli vasıf sorgulamaktır. Niçin, nasıl gibi soruları sormayan kimseler ne maddeyi ve ne de maddenin ötesi olan metafiziği tanımlama yapamazlar, tanımlama yapamadıkları için de isimlendiremezler. Dolayısı ile de faydalanamazlar. Bu konu oldukça geniştir ve ben muhtelif vesilerlerle bu geniş ve sıra dışı konuyu ayetlere dayanarak açıkladım durdum. Bu konuyu Kuranın tarif ettiği gibi anlasaydık, sosyal ve siyasal katmanları da bir iyi tespit eder ve beşerin nasıl yönetildiğini de çözer ve yönetilenlerden değil de yönetenlerden olabilirdik. Yüce Rabbimiz bize mealen; ” İnsanlardan ve Cinlerden oluşan vesveseciler sizi verdiğiniz doğru kararlardan acabaya, şüphelere düşürürler” buyuruyor Nas suresinde. Bizi vesveseye, yani acabaya sürükleyen insanları anlıyoruz, ama aynı işi yapan Cin’i tanımıyoruz ve onun için de verdiğimiz doğru kararlardan şüpheye düşmekten kendimizi kurtaramıyoruz. Öyle ya tanımlayamadığımız vesvesecilerden kendimizi nasıl koruyabiliriz ki? Allah bizi tanımlayamadığımız düşmanlarla savaştırmaz, çünkü mutlak adildir. Öyle değil mi aziz kardeşim.
Kuran senin drumunu da açıklıyor. Beşer başına gelenleri anlayamadığında yükleyecek bir merci ya da sebep arıyor ve cini bu şekilde uyduruyor. Yani meçhülden malüma çıkaramadığı olayları cin denen görünmez bir muhataba yükleyip kendini sorumluluktan kurtardığını sanıyor.
Ben senin yerinde olsam, anlattığın olayı, konunun uzmanı bir tabibe sorar ve neden vucudunun karıncalandığını sorar ve böylece bir daha öyle olmaması için gerekeni yapardım. Selamlar.