Cumhuriyet
ziyaretci | Mayıs 10, 2009
1920’de açılan Meclisin kabul ettiği Teşkilat-ı Esasiye kanununda, “Türkiye Devletinin idare şekli cumhuriyettir” dendi. İkinci maddesi, “Türkiye devletinin dini İslam’dır” şekline girdi. Bir nevi İslam Cumhuriyet ilan edildi.Daha sonra ise 10 yıl içinde bu ülkede yaşayan insanların tarihsiz ve kültürsüz kalmaları sağlandı. Biliyorum zor bir konu ama ne düşündüğünüzü merak ediyorum.
Soruyu gönderen kişi: Mevlüt.
Benzer Sorular
Bölüm: Soru-Cevap | Cevabım »
Etiketler:
Cevabım: “Cumhuriyet”
Cevabım
« Batının amacı | Anasayfa | Despotluk ve din »












Her fırsatta tekrarladığım bir inancımı bir kere daha dile getireyim. Bize devlet olan üst yapınin, Avrupa’ya mağlup olmaya(Karlofça-Pasarofça anlaşmalarına kapı açan) başlanılan on yedinci asrın sonundan bu yana hiç değiştirmediği bir politikası var. O politika ise, mağlubiyetin getirdiği korku kökenli politakadır. Üst yapımız, Batıya mağlup oluşlarının sebeplerini kendilerinde aramaları gerekirken, kendi suçlarını devletleştirdikleri İslama yüklemişler ve o andan itibaren de İslama düşman olmuşlardır. Dünya üzarinde bizim üst yapımız kadar İslam düşmanı hiçbir erk yoktur. Çünkü dinin kendilerini geri bıraktırdığına iman etmiş başka bir erk yoktur bu Arz’ın üzerinde.
Mağlubiyet başlangıcından bu yana bizi geri bırakıp mağlup ettiren İslamdan kurtulmanın(!) fırsatı kollanmış ve bu fırsatı da ondokuzuncu asrın sonlarında, (İslamın yerine ırkçılığı koyan İttihat Terakki eliyle) ve yirminci asrın başlarında yakalamışlardır. Bu hikayeninin tamamının anlatılması için ciltlerce kitap yazmam gerek. Onun için ben sonuçlar üzerinde duruyorum.
Kendilerine benzettikleri ve kendi erklerine hizmet eder hale getirdikleri İslama düşman olmalarına rağmen, zaman zaman devletleştirilmiş İslama sarılmak mecburiyetinde de kaldıkları görülmüştür. Bunlardan biri de Kurtuluş Savaşıdır. Halkının moral değeri olan İslam kullanılmasaydı Kurtuluş Savaşı zaferle bitirilmezdi.
1920 yılındaki meclis birinci meclistir. Ulustaki birinci meclis mekanına girerseniz ve birinci meclisin mebuslarının duvarlara asılmış resimlerine bakarsanız, neredeyse hepsinin eşşeyh, esseyid sıfatlarını görürsünüz.
İkinci meclisin işi değildir yukarıdaki Teşkilat-ı-esasiye kanunu. Henüz başka türlü hukuk metni yazacak milli şartlar oluşmamıştır birinci meclis zamanında. İkici meclisle tasfiye edilecek birinci meclis zamanında, bunu yapacak kadro takiyye yapmak ve İslam görünmek zorundaydı. Böyle bakarsak olaya, birinci meclisin yukarıda zikredilen hukuk metninin keemlenyekün olduğunu ve delil olarak kullanılmasının mümkün olmadığını görürüz. İslam, kurtuluş savaşına moral sağlamak için kullanılmış, yeni devletin İslam düşmanı yönetici kadrosu tarafından tamamen sürgüne gönderilmiştir. Gerçek budur. Saklanmaya çalışılan en büyük takiyye budur.
Bir gecede bir büyük toplumun bütün yerli değerleri toz ediliyor ve öteki medeniyet olan Batı medeniyetine eklemleniyordu bu ülkenin zavallı insancıkları. İnsanlık tarihinde ikinci bir örneği olmayan böyle bir olayın baskısı elbette insanımızı tarumar edip boşluğa ve hiçliğe atacaktı ve attı.Selamlar ve sevgiler.