Dış politikada A.Davutoğlu Rüzgarı…
ziyaretci | Ekim 17, 2009
…Son dönemde Dış politikada “stratejik derinlik” in labaratuvarı pratik alanı haline geldi davutoğlu hoca sayasinde.Komsularla sıfır problem.Ve iyi ilişkiler.
Aslında Dış İşleri Bürokrasisinde baktığımızda buna monşerlerde dahil batıya ram olmuş beyinleri görürüz(sabataycılar,masonlar…)Bu bir geleneksel kuşatılmış yapı içerinde A.davutoğlu öncesi ve şimdi ciddi değişim ve dönüşümlerin yaşandığını görüyoruz.Diğer taraftan Türkiye nin ortadoğuda önemli bir aktörlüğe soyunması.İsrail in kuyruğuna takılan bir ülke pozisyonundan merkez bölgesel güç olma vizyonu bizleri gururlandıryor elbette.Bir seylerin değiştiği kesin…Ne oldu sayın hocam? Yada neler oluyor?
557 kez görüntülendi.
This post was submitted by sadık.
Benzer Sorular
Bölüm: Soru-Cevap | Cevabım »
Etiketler: Davuto, politikada,
Cevabım: “Dış politikada A.Davutoğlu Rüzgarı…”
Cevabım
« İnsan beyni nasıl çalışır? | Anasayfa | Türkiye nin en büyük sorunu…. »










Tarihi değiştiren figürleri çevre şartları yaratır. Şu anda arz’da olup bitenler de enternasyonal şartların tezahürleridir. Burada sayamayacağımız kadar çok sebeplerle büyük bir kırılma yaşamaktadır insanlık alemi. Bu kırılma, küreselleşme, globalleşme ve yeni dünya düzeni gibi isimler almaktadır.
İşte bu oluşumun kendine düşen payını yaşıyor Türkiye. Küreselleşme olgusuna katkıda bulunan önemli aktörlerden biri durumundadır Türkiye. Bu aktif pozizyonu ona veren çevre şartlarıdır. Bu şartların en başında büyük bir imparatorluk bakiyesi olmamız gelmektedir. Bu büyük imparatorluk, Arz’ın en problemli bölgeleri olan Balkanlar, Ortadoğu ve kafkasları altı asıra yakın fazla bir problem yaşamadan ve yaşatmadan yönetmiş bir imparatorluktu. İşte, bize göre, yeni dünya düzeni çalışmalarında ona esaslı bir pozisyon veren en belli başlı sebep budur. Yukarıda saydığım bölgeleri, yeni dünya sistemi patronajına bağlayacak tek ülkedir Türkiye. tarihi, coğrafi ve manevi alanda bu bölgeleri kolayca kontrol edebilir. Bunu kestiren dünya güçleri, Türkiye’yi bu netameli bölgede partner seçmiştir kendine.
Şu andaki siyasi iktidar kadrosu işte bu partnerlik görevini bihakkın yerine getirme kaabiliyeti gösteren bir kadrodur. Ahmed Davutoğlu’nun tek başına yapabileceği bir iş değildir bu devasa iş.
Dünya gücünün planladığı küreselleşme hareketine karşı çıkmak kimsenin haddi değildir. Hayır, hayır. Dünya gücünün hiddetinden ve şiddetinden korkma sebebine bağlı değildir bu gerçek. Küreselleşmenin önlenememesinin asıl sebebi iletişim araçlarının, bütün yerel örfleri yok edip, hakim medeniyetin örflerini enterne etmesidir. Öyle ki, hakim medeniyetin bütün unsurları insanlık aleminin genel inanışı haline gelmiştir. Hakim medeniyetin hayat anlayışı bütün insanlığa hakim olmuş, bütün kavmi örfleri asimile etmiştir adeta. Ayrı ayrı dünya görüşleri artık yoktur, en azından çok zayıflamıştır.
Bu evrensel dünya görüşüne bir tek alternatif vardır ve o da İslam’dır. Elbette geleneksel İslam anlayışı değil. çağa taşınmış Kur’an islamıdır.
Evet. Yalnız Kur’an İslamı, güce dayalı dünya düzenine karşı, hakka dayalı yapısıyla alternatif olabilir.
Kavmi ve etnik adetlerin hiçbiri evrensel olmaz, olamaz. Onun için lokal örfler üzerinde israr etmek sadece şövenizmi besler ve bu durumda da şövenizm insanoğlunun belası olmaya devam eder. Golaballeşmekte olan dünyaya kendi medeniyemizin orjinaliyle girmeliyiz. Kuvvete dayalı evrensel olmuş hukuka, hakka dayalı Kur’an hukukuyla karşı çıkmalıyız.
Galiba Tayyib kardeşimizin öncülüğündeki siyasi kadro bu inceliği kavramış insanlardan oluşmakta. Ve de Ahmat Davutoğlu da bunlardan biri oluyor. Kitablar çapındaki bu konu küçücük bir sitede ihata edilemez elbette. Selam ve sevgiler.
NOT: Bu cevap zamanla genişleyecek bir makale ve hatta risale haline haline getrilecektir inşallah. İ.K.