Erbakan
ziyaretci | Temmuz 13, 2010
Saadet Partisi kongresinde Erbakancılarla Numan Kurtulmuş arasındaki çekişmeyi izledik. Erbakan’dan böyle bir davranış bekler miydiniz?
300 kez görüntülendi.
This post was submitted by Eski Çengelköy.
Benzer Sorular
Bölüm: Kategorilenmemiş | Cevabım »
Etiketler: Erbakan,










Bana cevabı çok zor gelen bir soru yöneltmişsiniz. Zor, çünkü, zaten kişi hakkında sorulan sorulara cevap vermek zordur, Sayın Erbakan hakkında sorulan soruya cevap vermek hepsinden daha zordur.
Çünkü, Necmeddin Erbakan, bu ülkenin yetiştirdiği en büyük devlet adamlarından biridir. Eğer büyük devlet adamı değil de, siyaset hayatına gelir-geçer bir politika adamı olsaydı, adından bahsetmeye lüzum kalmazdı. Siyasi hayata büyük katkılarda bulunan bir devlet adamından bahsederken insaflı olmak büyük bir zorunluluktur.
Erbakan hoca, ülkenin zencilerinde var olan gizli güç potansiyelini açığa çıkarıp devletin karşısına çıkaran kişidir. Toplumun zenci bölümünde var olan gizli gücü harekete geçirmek o kadar kolay bir iş olmasa gerek. Üstelik de Aritokrat bir kimliğe sahip biri tarafından yapılması hepten zordur. Necmeddin hoca bu gücü açığa çıkarmış ve bütün devlet engellemelerine rağmen, ülke seçmenlerinin yüzde yirmi oyunu alacak noktalara taşımıştır.
Şimdiki mevcut hükümetin sekiz yıllık iktidarına temel hazırlamıştır.
Ama ne olmuşsa olmuş, dünyanın gidişatını algılayamamış, zamanla birlikte akıp gidememiş, statiko içinde kalmaya mahküm hale gelmiştir. Halbuki harekete geçirdiği zenci kitleler artık bu statiko içinde kalmak ve ezilmeye devam etmek istemiyordu. Statiko, onun yürümeye aç ayaklarını prangalıyor ve bu prangaları kıracak bir lider ve kadrosunu taleb ediyordu.
İşte bu Lider R.Tayyib Erdoğan olarak ortaya çıkmış ve toplumu dünyaya açmış, zencilik prangalarını teker teker kırmaya başlamıştır. Hoca’nın bir Libya gezisi ülke beyazları tarafından hücüma uğrarken, Tayyib kardeşimiz, dünya gücü için çok tehlikeli ilan edilen ülkelerle rahatlıkla irtibat kurmuş, bu duruma şiddetle karşı çıkması kaçınılmaz Beyaz Türkler cephesi, sesini bile çıkaramamıştır.
Necmeddin hocamız bir aristokrat olmasına rağmen, en sıradan bir müslümanın inancına sahip birisidir. Ertesi gün yapılacak bir seçimde neredeyse bütün millet vekilliklerini kendisinin alacağına, şeyhinin istiharesine dayanarak inanabilen bir kişidir. Onun için komik durumlara düşmüş ve bu durumu bile algılamamıştır.
Neyse. onun kişiliği hakkındaki sözleri bitirip sadede gelelim. Ülkenin Müslümanları adına Bir çok ilklerin sahibi olan Hoca, zamanı okuyamamış ve toplumun asıl ihtiyaçlarını anlayamamış, zamanın dışında kalmıştır.
Hoca bu ülkenin en büyük devletçisidir. O kadar ki, devleti büyütmek ve ebed müddet hale getirmek inancına kilitlenmiş, başka her şeye arkasını dönmüştür. Yoksa, kendisini deviren devlet konsorsüyomu elemanlarının resim karesine girebilir miydi? Yirmi sekiz şubatın önemli elemanlarıyla bir araya gelmesi, onlarla kader beraberliği içine girmesi başka nasıl izah edilebilir?
Kendi kucağında büyüttüğü ve de başarılı oldukları da açıkça görülen şimdiki hükümet başkanına ve arkadaşlarına şiddetle düşmanlık etmesini, kendini kilitlediği davasına maletmezsek, o zaman devletle beraber olup halkına savaş açmış biri olarak görürüz ki, böylesi bir düşünce içimizi cızlatır.
Şu anda, açık söyleyecek olursak, ülkenin mustazafları ile müstekbirleri arasında büyük bir mücadele var. Mustazaflar, tarihinde ilk kez, müstekbirlerini hızaya getirme noktasına gelmiştir. Önemüzdeki refarandumda ve genel seçimde, ülkenin yüzde seksenini oluşturan mustazafların oylarını bir blok haline getirebilirsek, müstekbirleri hızaya getireceğiz. Kim, hangi kurum ve kuruluş bu amaca taş koyar ve engellerse, onların tümü hem indallahda, hem de mustazaflar gözünde hainler zümresine dahil olacaktır.
Erbakan hoca ve politbürosu tasfiye edilemezse, bu mustazaflar bloku bozulacak, Erbakan hocanın sayesinde mustazaflar safından müstekbirler lehine oylar çıkacak ve bu vebalin altından buna sebep olaların hiçbiri kalkamayacaktır.
Ülke mustazaflarının tapusu kimsenin elinde değildir. Hele de, müstekbirlerin devleti safında yer alan Erbakan’ın elinde hiç değildir. Numan Kurtuluş zamanı yaklayan bir Müslüman olarak görülüyor. Ve Tayyib’e düşmanlığı terkedip mustazaflar safında yer aldığı fark ediliyor. Malesef Hoca buna engel olma noktasında duruyor. Ceberrut devletin Tayyib ve partisini alaşağı etme planını desteklemiş oluyor.
Numan’ı desteklemek, Hoca düşmanlığı değil, mustazaf dostluğudur. Nasıl ki, Tayyib’i desteklemek Hoca düşmanlığı değilse. Sevgiler ve selamlar.