Erdoğan’ın ve AK Parti’nin bu noktaya gelmesinde vebaliniz olduğunu düşünüyor musunuz?

ziyaretci | Mart 26, 2015

Buradan defalarca Erdoğan’ın hissi davrandığını, enaniyete kapıldığını, bazı olayların AK ’sine ve dolayısıyla İslam alemine ve Türkiye’ye güç kaybettirdiğini; eğer ki sizin düşüncelerinize itibar ediliyorsa, Tayyip Erdoğan’a ve AK ’ye bir büyük olarak, bir düşünür olarak yol göstermeniz gerektiğini belirten sorular sordum ama SORULARIMIN TAMAMINI SİLDİNİZ (sildiğim bir tane demişsiniz ama en az on tane sildiniz), şimdi bir kişiyi ya da ’yi korumaya çalışırken gerekli zamanlarda yanlışlarını söylemeyerek Onun/Onların daha büyük yanlışlar yapmasına yol açtığınız ve kaçak güreşerek bir davaya zarar vermiş olmanızdan dolayı kendinizi vebal altında hissediyor ?
NOT: Velev ki o kişi davanın lideri bile olsa yanlış yapınca uyarılmalıydı!! biz bunu Hz. Ebu Bekir’den ve Hz. Ömer’den böyle gördük, siz davaya zarar verecek diye uyarmadınız, ya da yanlışları görmediniz, yanlışlarını görmeyip de uyarmadıysanız söyleyecek hiçbir şeyim yok; yanlışlarını görüp de uyarmadıysanız hiçbir gerekçe sizi haklı çıkarmaz. Sadece korkmanız ve kaçak güreşmeye çalışmanız dışında

This post was submitted by Mervan Osman.

Bölüm: Kategorilenmemiş | Cevabım »
Etiketler: gelmesinde, musunuz, noktaya, parti, vebaliniz,

Cevabım: “Erdoğan’ın ve AK Parti’nin bu noktaya gelmesinde vebaliniz olduğunu düşünüyor musunuz?”

  1. ismailkazdal

    Öncelikle, Tayyib’in, benim fikirlerimle hareket ettiği savınız yanlış. Başbakan olduğundan bu yana, bir kere bile karşı karşıya gelmedik.
    Sadece, şu takipçisi çok düşük sitede bazı sorulara verdiğim cevaplarda ona yardımcı olmaya çalıştım.
    Sık sık da dile getirdiğim gibi, yarım asrı aşkın bir zaman diliminde verdiğim medeniyet mücadelesini bilenler ve de tanıyanlar, kendi düşüncelerinden hiç kopmayan bir insan olduğumu, ve inandığım medeniyete hizmet verenleri hep desteklediğimi, bunu yaparken hizmet verenlere değil, kendi davama katkıda bulunmaya çalıştığımı bilirler.
    Benim için fert fani, inandığım medeniyet bakidir.
    Tayyib’i de, inandığım medeniyete hizmet verdiği oranda destekledim ve hizmete devam ettiğine inandığım sürece de destek vereceğim.
    Zaten, onun hakkında yazmış olduğum tek kişiye ait kitabımda da bu hükmümü açıkladım.
    Bu noktada, Tayyib’in üzerine hep titredim ve titremeye devam edeceğim. Onu elimden geldiğince ve etkim derecesinde korumam altına alacağım. Bu yaparak kendi inancımı desteklemiş oluyorum. Zerre kadar duygusallık yoktur bu tutumum içinde.
    İkinci olarak, benimle korkuyu yan yana getirmiş olmana itirazım var. Bunu elli küsur yıllık yazı hayatımda ispatlayan deliller pek çoktur.
    İslam’la, siyasi nizam kelimesini bir araya getirdiğimiz yılarda, sadece İslam kelimesini kullanmak bile yasaklıydı. Yalnız atmışlı yıllarda hakkımda açılan davalarda,,
    en altı otuz altı, üstü de yüz yetmiş küsur aylık cezalar isteniyordu. Bu şartlar içinde korkmadık, Ama, medeniyetimize zarar vermekten, her zaman Allah’a sığındık bu zamana kadar.
    Yani, medeniyetimize zarar vermekten ödümüz koptu her zaman.
    Senin mazeret kabul etmem dediğin alanda, ben, uyutulmuş ve unutturulmuş koca bir medeniyeti halk indinde yeniden ihya eden bir kişinin yıkılıp gitmesinde ödüm koptu ve kopuyor.
    Bende eğer korku varsa, işte bu korkudur.
    Üçüncü olarak, bu ülkede, kişiyle ideali birleştirmeye karşı koyan, kişileri tabulaştıran anlayışa savaş açan ilk insanlardan biri de benim bu ülkede.
    Öyle ki, İslam dinini Resule bağlamaya karşı koyma cesaretini gösteren bir insanım ben. Neyi kendine tabu edinmişsen, insanı Allah’a bağlayan tek araç olan aklı yok etme aracı olacağı gerçeğini de ben haykırdım bu ülkede ve statik görüşlere bağlı olanlar tarafından lanetlenmeyi göze almış biriyim ben.
    Neredeyse, fırından ekmek almamı bile engelleyecek kadar ileri giden düşmanlığa tahammül eden birine korkak demek, her halde büyük bir haksızlık olur ve Allah indinde sorumluluk yükler insana.
    Hakaret ve azameti, yani, kibri içermeyen ve cevaba layık gördüğüm hiçbir sorunu da silmedim.
    Evet. Medeniyetimi korumak adına, bu kadar düşmanca davranılan Tayyib’in hatalarını, her kişi hata eder prensibine göre algılayacak ve onu bütün düşmanlarına karşı savunmaya devam edeceğimi bir kere daha vurgulayarak bitirelim cevabı.
    Not: Hala, gerçek isminle soru sormanı bekliyorum. Korkma. Benim bulunduğum bir ortamda seni itham etmez kimse.
    Ve bir not daha, siyaset, gücünün yettiklerine söz vermek, yettiremediklerini arda bırakma sanatıdır. Ve siyaset, idealleri toplumlar üzerine monte etme sanatıdır da aynı zamanda. Ben de söylenmemesi gereklerini de söylememeye devam edeceğim. Selamlar.

Cevabım

© 2017 İsmail Kazdal. Bütün hakları saklıdır.   RSS: Yazılar/Yorumlar   Altyapı: WordPress

Webmaster:eduman