ERGENEKON ve YENİ TÜRKİYE

ziyaretci | Nisan 2, 2015

ismail bey merhaba,
ile ilgili sorulan bir soruya verdiğiniz cevapta “Biz Müslümanlar, hakka dayalı hukuk aşıkıyız. Güce dayalı hukuku kökünden reddederiz. Ve hakka dayalı hukukta, hiçbir kurumun ya da kişinin, hukuk önünde ayrıcalığının olmadığına iman ederiz. Hakkka dayalı hukukta imtiyazlı hiçbir kurum ve kuruluş yoktur ve olamaz.
Ama, güce dayanan hukuk ise, sayısız dokunulmazlar zümresi üretir. Bu durumun örneklerini Ergenekon davalarında açıkça gördük. Generalleri hukuk önünde hesap vermeye davet bile edemiyoruz.” demiştiniz.
Yeni türkiye ve muktedirleri hakka mı güce mi dayanıyor.
Yeni türkiyede muktedir kimdir.
Menfur son olaylarda savcı katillerinin öldürülmesine memnun olduğunuzu söylediniz, ancak Danıştay baskınını yapan avukat bile nerdeyse salınacak. sanırım bi o içerde kaldı. Her kimse azmettiren belli değil !
Bu olayda böylece 20 küsür yaşında iki teröristin ölümü olayı kapatmışmıdır. bu olay münferit bir hadise midir. Yoksa Ergenekonun veya benzeri yapıların birilerine mesajı mıdır..

This post was submitted by M.Akif.

Bölüm: Kategorilenmemiş | Cevabım »
Etiketler: ergenekon,

Cevabım: “ERGENEKON ve YENİ TÜRKİYE”

  1. ismailkazdal

    Cevapları çok uzun olması gereken soruları peş peşe sıralamışsınız. Ama, ben ,her bir soruya kısa kısa cevaplar vermeye çalışarak sizi ve sizin gibi meraklıları tenvir etmeye çalışacağım.
    Önce, yeni Türkiye’nin yönetimi hakka dayalı bir hukuk mudur sorusuna cevap vermeye çalışayım.
    Beni takip edenler, hakka dayalı hukukun geçerli olduğu kısa dönem hariç, (ki bu dönem Medeni Site Devletinin kuruluşundan, Hz. Ömer’in şahadetine kadar süren 22 yıllık bir zaman dilimidir.) bu yeryüzünde hiç görülmedi, inancımı bilirler.
    Evet. Zaman zaman, hakka dayalı hukuk düzenine yaklaşılmıştır.
    İşte yeni Türkiye, küfürle entegre olmuş bir dünyada mümkün olduğu kadar hakka dayalı hukuka yaklaşmıştır.
    Hakka dayalı hukukun koordinatları, kısaca şöyledir: Bu hukukun merkezinde sadece insan vardır. İnsanın, istediği hukuku seçmesi en birinci haklardandır. Yeni Türkiye’de, her türlü inanca yer olduğu görülmektedir. Hiç bir kimse, inancından ötürü, küçük görülmüyor, cezai takibata uğramıyor.
    İkinci unsur ise, inançları serbestçe ve hiçbir kimseden ya da kurumdan korkmadan açıklama hakkıdır. Herkes, şahsi inancını açıklamada hür bir dönem yaşamaktadır yeni devirde.
    Üçüncü unsur ise, her birey kendi inancına başkalarını davet etme hakkına sahiptir. Herkes bu hakkını bu devirde tepe tepe kullanmaktadır.
    Hakka dayalı hukukta, imtiyazlı kurum ya da kişi yoktur. Bu ilke, kurumların laçkalığı yüzünden, tam olarak uygulanamamakla birlikte, bu noktaya giden yolun işaretleri görülmektedir.
    Hakka dayalı hukukta, servetin özel kişiler ve kuruluşların ellerinde toplanmaması gerekmektedir. Yeni devirde, mülk ya da ekonomik varlık, kurumlar aracılığı ile tabana yayılmaya çalışılmaktadır.
    On binlerce liraya mal olacak büyük ameliyatlar hiç ücret alınmadan yapılmaktadır.
    Türk matbuatının yüzde sekseninin oluşturan ders kitapları bütün öğrencilere istisnasız ve bedava dağıtılmaktadır. Daha sayamayacağımız kadar çok yolla, ülkenin mali varlığı, mümkün olduğu kadar tabana yayılmaktadır. Ve inşallah, hamiyetin de ilavesiyle, tabana yayılma alanı ve miktarı daha çok artacaktır.
    Menfiye doğru dönen çarkı birden durdurmaya kalkarsak, dişleri kırarız. Önce yavaşlatacak, sonra tarsine çevireceğiz ki, sarsıntılar duyulmayacak kadar az olsun.
    Yeni Türkiye’de tek bir muktedir yoktur. Kurum ve kuruluşlar arasında paylaşılmıştır yönetim. Ve kurum ve kuruluşlarla seçilmiş hükümet arasında, henüz tam bir insicam ve beraberlik oluşmamıştır.
    Bu dünyada, bir bakıma başı boşluk olarak anlaşılan demokrasiyle gelişmiş hiçbir ülke yoktur. Bu yalnız bizim ülkede denenmektedir. Gelişmiş ülkeler, önce gelişmiş, sonra demokrasiye geçmiştir.
    Demokrasi, fukaralığın bataklığında gelişmez. Fukara toplumlara, demokrasi getirirsen, bölüşülecek şey olmadığı için, hasetler doğar, kavgalar çıkar.
    Evet. Ülkedeki muhalif siyasi partilerin hedefi, seçimle iktidar olmak değil, sadece, ülkeyi kendi malları sayan guruplar haline gelmiş ve malı elinden alınmış olmanın öfkesini taşıyan bir durumdayken, her karışıklığı hükümetin aleyhinde olduğu için destekleyen bir düşmanlık içindeyken, kanunları çiğneyenlerin, adam öldürenlerin öldürülmesi hakka dayalı hukuka uygundur.
    Bu ülkede altı yedi tane askeri darbe yapıldığı bilinirken ve bütün darbeler halkın seçtiği hükümetlere yapılmışken, bu koca delile rağmen, Balyozlar, Ergenekonlar, Kızıl elmacılar adı altında yapılan, yeni darbecilere karşı suçsuzmuş gibi davranmak, bu ülkede hala kurumların hakka dayalı hukuka evrilmediğini göstermektedir.
    Elbette iki aldatılmış gencin öldürülmesi her şeyi halletmez. Ama, artık öldürmek için, şartlandırılmalar, en azından pahalılaşır ve terörle öldürülenlerin canı hiçmiş gibi görülemez. Selamlar.

Cevabım

© 2017 İsmail Kazdal. Bütün hakları saklıdır.   RSS: Yazılar/Yorumlar   Altyapı: WordPress

Webmaster:eduman