Hadisler ve Önderleri

ziyaretci | Ocak 3, 2010

Asırlardan beri insanlara din diye takdim ettikleri ve Kur’an’dan üstün tuttukları hadislerin içeriği ve önderleri hakkındaki görüşlerinizi bizimle paylaşır mısınız? (Antalya/Kumluca’dan bir grup genç)

This post was submitted by Kumluca/Antalya .

Benzer Sorular

Bölüm: Soru-Cevap | Cevabım »
Etiketler: Hadisler, nderleri,

Cevabım: “Hadisler ve Önderleri”

  1. ismailkazdal

    Soruna cevap vermeden önce, hadis hakkındaki itikadımdan bahsetmeliyim.
    Hadis, sözlük anlamıyla ağızdan çıkan söz, seslendirilen kelam demektir. Özelde, Allah Resülünün sözleri olarak nitelenmektedir. Allah Resulü, ayet olarak açıklamadığı sözlerini yazıya dökmeyi yasaklamıştır. Buna rağmen sözlerini birileri kayda almışsa, daha sağlığında Allah Resulüne karşı çıkmış demektir.
    Peki, Resul niçin istemiştir bunu? Ayet sayfalarıyle karışmaması için. Daha başka niçin istemiştir? Kendisini Allah’ın ayetleriyle özdeşleştirmemek için. “O kendiliğinden bir söz söylemez, her ne söylüyorsa o vahiydir” ayeti kerimesinin manasına uymak için.
    Allah’ın Resulu gündelik hayat hakkında hiç mi konuşmamıştır. Elbette ki böyle bir soru abeslerin abesi bir soru olur. Peki ayet seslendirmeleri dışında kalan sözlerinin hiç mi değeri yoktur. Elbette bütün bilgelerin bilgesi olan bir büyük kişinin faydalanmak için canla başla dinlenmesi gerekmektedir. Zaten bu durum bütün bilgeleri de içine alan bir statüdür.
    Bilgeler her zaman insanlar ve cinler yollarını görebilsinler diye çevrelerine ışık saçarlar. Ama bir kimse ne kadar bilge olursa olsun bütün sözleri mutlak değer olamaz.
    Aslında, Resulünü uyaran ve hatta azarlayan Allah ayetleri vardır ve bu ayetler söylediğim hikmetin kaynağıdır.
    Şu kadar var ki, Allah Resulünün diğer bütün bilgelerden farkı, ona mutlak ve doğru bilgilerin ulaştığıdır, ya da onun ulaştığı bilgiler mutlaktır ve onun için de vahiydir. Onun için, onun gündelik konuşmaları arasında vahyin açıklanması mahiyetinde sözler varsa, o sözler de belli oranda vahiy mesabesinde sayılır. Ve bizim gibi onun takipçileri, bu gibi vahiy yorumlarını kendi reylerinin üzerinde tutabilir, tutmalıdır.
    Bir örnekleme yaparsak, “Allah’ın Resulü falan ayet için şu yorumu getirmiştir denilip, zikredilen ayetin açıklanması olduğu ispat edildiğinde, bilge kişi o açıklamadan başka türlü düşünüyor idiyse, düşüncesini Allah Resulünun düşüncesine uygun hale getirmeli , yani, kendi reyinden üstün saymalıdır.
    Direk (Çünkü endirekt hayataki maddi manevi hiçbir şey Allah’ın ayetlerinin dışında olamaz) Ayetle bağlantılı olmayan gündelik konuşmaları bizim için mutlak hüccet olamaz. Çünkü, o sözler, belli bir mekanda, belli bir zamanda ve belli bir toplum şartlarında söylenmiştir ve bütün bunlar değişkendir. Mekan, zaman ve sosyal-siyasal şartlar değiştikçe, mütearife olmuş bir takım ahlaki kriterler dışındaki bütün hükümler de kaçınılmaz olarak değişir. Ve mazideki sözler havada kalır.
    Mesela, Ebu Leheb sıfat olarak bütün zamanlara uzanır, ama özel isim olarak hiç bir anlam ifade etmez. Cehenneme odun taşyıcılar her zaman ve mekanda vardır ama, isimler hep değişiktir. Eğer Allah Resulü devrinde yaşayan Ebu Leheb lakaplı kişiyi muayyen bir kişiye maledersek, zamanımızdakı Ebu Leheb’leri gözden kaçırırız.
    Demek istediğim, fiil sıfatları baki, özel isimler ise fanidir. Bu hükmün çevresinde bakacak olursak, Allah Resulunün fiilen gösterdikleri baki, vahiy dışındaki konuşmaları, yani hadisleri ise gelip geçicidir. Bu durumda bize kadar gelen fiili sünnetine aynen uymalı, ama sözlerini ayetlerin ışığında gözleyip, uymayanları yani zamana hiçbir şey vermeyenleri tasfiye etmelidir.
    Bu hükümlerden sonra, doğrudan soruna gelecek olursak, Kuran ayetlerine dayanan Resul sözleri bizim için hüccettir. Olmayanlar ise, hayatla doğrudan irtibatlı ise hesaba alınmalı, gerisi ise terk edilmelidir.
    Hadis ilminin büyükleri, yukarıda çizdiğim hudutlar çerçevesinde beni fazla ilgilendirmemektedir. Bakarsın Altı büyük hadis kitabına ne demek istediğimi anlarsın. Şahısları gündeme taşıyıp havanda su döğmek istemiyorum. Selamlar ve sevgiler.

Cevabım

© 2017 İsmail Kazdal. Bütün hakları saklıdır.   RSS: Yazılar/Yorumlar   Altyapı: WordPress

Webmaster:eduman