İstanbul’un Fethi Hk.

ziyaretci | Şubat 22, 2012

Sevgili hocam öncelikle ellerinizden öperim. Son dönemde gündemde olan Fetih 1453 filmi vesilesiyle konu hakkındaki görüşlerinizi öğrenmek istiyorum. Film Hz. Peygamber’in meşhur sözüyle başlıyor. “Kostantiniye, bir gün fetholunacaktır. Onu fetheden asker ne güzel asker, onu fetheden komutan ne güzel komutandır.”

Bu söz gerçekten söylenmiş olabilir mi? (Ben ihtimal veremiyorum). İkincisi ise İstanbul’un alınması Fetih mi yoksa işgal midir? Üçüncüsü ise İslamiyet’te Fetih diye bir kavram var mıdır? Çevremizdeki müslüman olmayan ülkelere zorla islam götürme misyonumuz var mıdır?

370 kez görüntülendi.

http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/blogmarks_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_24.png

This post was submitted by Tevfik Ekmekçi.

Benzer Sorular

  • Benzer soru yok.

Bölüm: Kategorilenmemiş | Cevabım »
Etiketler: Fethi, stanbul,

Cevabım: “İstanbul’un Fethi Hk.”

  1. ismailkazdal

    İyi ki, filmin içeriğinden soru sormamışsınız. Çünkü, seyretmediğimden dolayı cevap veremezdim.
    Gelelim cevabını merak ettiğiniz sorularınıza.
    Önce, FETİHin İslamdaki yeri hakkındaki fikir belirten sorunuza cevap verelim.
    Aslında bu siteyi biraz takip etseydiniz, sorunuzun cevabını bulurdunuz.
    Görürdünüz ki, FETİH çok geniş kapsamlı bir kelimedir. En geniş anlamda, engellerin aşılması, kapanmış HAK kapılarının açılması, baskıların kaldırılması gibi anlamlara gelmektedir.
    Kurandaki bir sureye ad olmuş Fetih, bir Müslüman için olmazsa olmaz kutsal bir görevdir. Müslümanın en kutsal görevlerinden biri tebliğdir. Tebliğ için gerekli şartların oluşturulması olmazsa olmaz meselelerdendir.
    Tebliği engelleyen bütün aleyhte şartlar kaldırılmadan, bu kutsal görevi elbette ki yerine getiremeyiz.
    Müslümanın sıcak savaş gerekçesidir hakkı tebliğ. Ama hiçbir çare kalmadığında baş vurulan bir yöntem olarak algılanması şartıyla.
    Eğer bir ülkenin erki, hakkı tebliğe izin vermiyorsa, yani, halkının HAKLA karşılaşmasını engelliyorsa ve bütün uyarılara rağmen, halkının üzerindeki baskıları kaldırmıyorsa, işte o zaman sıcak savaş yoluyla fethe kapı açılmış olur.
    Kısaca, otoriteler halk üzerindeki dayatmalarını sürdüyorsa, kendi devlet ideolojilerinden başka inançlara ambargo koyuyorsa, kısaca, hakkın üstünü örtüyor ve küfrediyorsa, bu baskıyı kırmak için sıcak savaşa baş vurmak, Müslüman için bir kutsal görevdir.
    Bir başka ifadeyle, bütün dünya insanlığını hakla karşı karşıya getirmek, ona her türlü inanç arasından seçim hakkı sunmak anlamında, gerçek hürriyet savaşıdır fetih.
    Fetih, bireyleri hürleştirme eylemidir. Kalplerdeki kelepçeleri kırıp atmaktır.
    Elbette, fethin bu anlamının dışındaki, sadece başkalarının mülklerine zorla girmek, mali imkanlarına el koymak gibi maksatlar işgalden başka bir şey değildir.
    Bu ölçüyü kabul ederek düşünürsek, kimin toprak işgali yaptığını, kimin de kalplerdeki perdeleri açtığını kolayca buluruz.
    Hz.Ömer devrinde yapılan üç fethin de (Mısır, IRAK ve Suriye) İslamlaşmakla sonuçlandığını gördüğümüzde ne demek istediğimiz anlaşılabilir.
    Zaten büyük insan Hz.Ömer, Mısır’ı fetheden komutan Kuzey Afrika’da yürümeye başlayınca, ona gönderdiği mektupla İslam fethinin sınırlarını çizmektedir. Mealen: “Bu mektubun eline geçtiği yerde kal. Daha ileri gitme. Biz toprak fethetmek için değil, gönülleri fethetmek için o ülkelere girdik. Fethettiğin toprakların üzerinde yaşayanların gönüllerini kazandın mı ki, başka topraklara giriyorsun?…”
    Resule atfedilen naklettiğin sözü, efendimiz söyleyebilir. Çünkü kehanet içeren bir ifade değil, sadece, Müslümanları, İstanbul’u fethe teşvik mahiyetli bir cümledir. İsim yoktur, zaman yoktur bu cümlede. Sevgiler ve selamlar.

Cevabım

© 2012 İsmail Kazdal. Bütün hakları saklıdır.   RSS: Yazılar/Yorumlar   Altyapı: WordPress

Webmaster:eduman