kadere iman meselesi 2
ziyaretci | Ağustos 22, 2010
Hocam, öncelikle cevabınız için teşekkürler. Cevabınızın sonunda;
“Neyi seçer ve yaparsan, onun sonucu kaderin olur. Her zihni ve bedeni faaliyet, kendi kaçınılmaz sonucunu celbeder ve insanın kaderi haline getirir.”
1.) Buradan her insanın kaderini kendisinin belirleyeceği sonucuna mı varmalıyız. Yani ALLAH’ın (C.C.) bizler hakkında bildiği kaderimizi kendi hür irademiz ile bulmak mıdır?
2.) Klasik kader anlayışına göre; “ALLAH (C.C.) kimin nasıl ameller üzere olduğunu ona ruhunu üflemeden önce bilir, yani kişinin cennetlik ya da cehennemlik olduğunu onu yaratmadan bilir. Ama dünyaya cenneti veya cehennemi hakettiğinin ispatı için kulunu gönderir ki, ahırette Rabbim ben cennetliktim neden beni cehennemine koydun demesin diye” gibi bir anlayış var, bunu konuyu nasıl yorumlamalıyız.
3.) ALLAH (C.C.) bilgisi sonsuzdur, şüphesiz yarattığı kullarla ilgili gaybıda O’ndan başka kimse bilemez. Ancak yaratılanlarda bir şekilde kendi iradeleri ile kendileri için önceden bilinen kaderlerini seçip o kaderi yaşıyorlarsa, yani bir bakıma takdir edilen kaderlerini yaşıyorlarsa hür seçim hakkı nerede devreye girmektedir.
420 kez görüntülendi.
This post was submitted by ismail köylü.
Benzer Sorular
Bölüm: Kategorilenmemiş | Cevabım »
Etiketler: kadere, meselesi,
Cevabım: “kadere iman meselesi 2”
Cevabım
« şuara suresi 63-67 ayet yunus suresi 90. ayet. | Anasayfa | Hanifi Avcı’nın Çıkışı »










Kader konusunu tartışmak tarih boyu hoş görülmemiştir. Bir bakıma da doğru bir tavırdır. Çünkü, bu konu, kişinin kendi kendine tartışabileceği ve itminan arayabileceği çok önemli bir konududur. Biz Müslümanlar, birbirimize, her Müslümanın mükellef olduğu hüküm ayetlerini hatırlatırız, müteşabih ayetlerin yorumunu kişinin kendisine bırakırız. Çünkü onlarda alınan sonuçlar, sonucu alanı bağlar sadece. Bir başkasına her hangi bir yolla kabul etme hususunda zorlama yapamaz. Kader de bu konulardan biridir. Bu konuda sesli düşünülebilir, düşünceler başkalarıyla paylaşılabilir, o kadar. Tartışma yapılamaz.
Bu itikadımı açıkladıktan sonra, kader konusunu daha önce cevapladığımı ve daha başka bir şey söylemenin luzumsuz olacağını düşünmekteyim.
Yalnız,’seçim hakkı nerede devreye girmektedir?’ sorusuna, Akilbaliğ olmayla birlikte, cevabını verip, bitirelim.
Bir de, verdiğimiz cevap üzerinde düşünüp, bu konuda kendi kararlarınızı vermenizi tavsiye edelim.
Çünkü biz, kişileri sapmış oldukları dar sokaklardan, hidayetin çok geniş caddesine çıkarmaya çalıştığmız kişilerle beraber gidenlerden değiliz. Hidayetin genel caddesine çıkarabildiğimiz insanları kendi başlarına hür bırakanlardanız. Çünkü, onlardan her hangi maddi bir karşılık bekleme hakkına sahip olmadığımızı biliriz. Genel hidayet caddesi bizim değil, bu alemleri yaratan sonsuz yüce güç olan Allah’ındır. Selam ve sevgiler.