KARŞILIKLI RIZAYA DAYANAN TİCARETTEN DOĞAN HAKSIZ KAZANÇLAR

ziyaretci | Ağustos 30, 2010

Zor durumdasınız. Evinizi, arabanızı ya da başka bir eşyanızı satmak zorundasınız. Zengin biri var malınızı almak isteyen. Ancak zor durumda olduğunuzu bildiği için 100 liralık malınıza 10 lira veriyor. Siz çaresizsiniz. Satmak zorundasınız. Başka da bir alıcı yok. Ve satıyorsunuz. Karşılıkla “rıza” ile.

Bir mümin, başka bir kimsenin malına haksız şekilde sahip olabilir mi? Bu başka kişi, zayıf ve çaresiz taraf olarak, içinde bulunduğu ekonomik şartların baskısıyla böyle bir haksızlığa veya sömürülmeye razı olsa bile.

Karşılıklı rızaya ve anlaşmaya dayalı da olsa, ticaretten doğan bu ve benzeri haksız kazançlara Kur’an ne diyor? Böyle bir alışveriş meşru mudur? Kur’an müminleri, başka bir kimsenin malına haksız şekilde sahip olmaktan men ediyor mu? Kur’an-ı bilmiyoruz ama “bizim” mealler men etmiyor. Muhammed Esed hariç. Ne dersiniz? Muhammed Esed yanılmış mı? Yaşasın Muhammed Esed mi?

Nisa 29:

Abdülbaki Gölpınarlı Meali
Ey inananlar, aranızda, mallarınızı haksız yere ve boşuboşuna yemeyin, ancak karşılıklı bir uzlaşmayla yapılan alışveriş başka ve birbirinizi öldürmeyin, şüphe yok ki Allah, size rahimdir.

Ali Bulaç Meali
Ey iman edenler, mallarınızı, sizden karşılıklı anlaşmadan (doğan) bir ticaretten başka haksız ‘nedenler ve yollarla’ (batılca) yemeyin. Ve kendi nefislerinizi öldürmeyin. Şüphesiz, Allah, sizi çok esirgeyendir.

Ahmet Varol Meali
Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin; ancak karşılıklı hoşnutluğa ticaretle (yiyin) ve nefislerinizi öldürmeyin. [8] Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir.

Ahmet Tekin Meali
Ey iman nimetine kavuşanlar, karşılıklı rızanıza dayanan şer’î usullere uygun ticarî alım-satımların dışında, mallarınızı, aranızda haksız yere, dolambaçlı haram yollarla yemeyin. Birbirinize düşerek kanlarınızı dökmeyin, canlarınıza kıymayın. Allah size karşı çok merhametlidir.

Diyanet İşleri Meali (Eski)
Ey İnananlar! Mallarınızı aranızda haksızlıkla değil, karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle yeyin, haram ile nefsinizi mahvetmeyin. Allah şüphesiz ki size merhamet eder.

Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizi helâk etmeyin. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.

Diyanet Vakfı Meali
Ey iman edenler! Karşılıklı rızaya dayanan ticaret olması hali müstesna, mallarınızı, batıl (haksız ve haram yollar) ile aranızda (alıp vererek) yemeyin. Ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah, sizi esirgeyecektir.

Edip Yüksel Meali
İnananlar! Birbirinizin malını haksızlık ve hile ile yemeyin; karşılıklı rıza ile yapılan ticaret olursa başka. Birbirinizi öldürmeyin. ALLAH size Rahimdir

Elmalılı Hamdi Yazır
Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin. Ancak kendi rızanızla yaptığınız ticaretle yemeniz helaldir. Birbirinizin canına kıymayın. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.

Elmalılı Meali (Orjinal)
Ey o bütün iyman edenler! Mallarınız aranızda batıl behanelerle yemeyin, kendiliğinizden rızalaşarak akdettiğiniz bir ticaret olmak başka, kendilerinizi öldürmeyin de, Allah size cidden bir rahîm bulunuyor.

Hayrat Neşriyat Meali
Ey îmân edenler! Kendiliğinizden anlaşarak yaptığınız bir ticâret olması müstesnâ, mallarınızı aranızda bâtıl (haram yollar)la yemeyin ve nefislerinizi (kendinizi ve birbirinizi)öldürmeyin! Şübhesiz ki Allah, size karşı çok merhametlidir.

Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Ey imân etmiş olanlar! Mallarınızı aranızda bâtıl yere yemeyiniz. Meğer ki karşılklı rızayla yapıları bir ticaret olsun. Ve kendinizi de öldür-eyiniz. Şüphe yok ki Allah Teâlâ sizlere rahîmdir.

Suat Yıldırım Meali
Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda meşrû olmayan yollarla yemeyin. Karşılıklı rıza ile yapılan bir ticaret yapmanız ise, elbette meşrûdur. Sakın haram yiyerek, başkasının hakkını gasbederek kendinizi öldürmeyin. Allah size pek merhametlidir.

Süleyman Ateş Meali
Ey inananlar, mallarınızı aranızda batılla (doğru olmayan yollarla, haksız yere) yemeyin. Kendi rızanızla yaptığınız ticaret olursa başka. Canlarınızı da öldürmeyin. Doğrusu Allah, size karşı çok merhametlidir.

Şaban Piriş Meali
Ey iman edenler! Mallarınızı, aranızda karşılıklı anlaşma, bir ticaret olmadan ve batıl yollarla yemeyin, kendinizi mahvetmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir.

Ümit Şimşek Meali
Ey iman edenler! Birbirinizin malını haksız şekilde yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yaptığınız ticaret müstesnadır. Nefislerinizi öldürmeyin.(15) Muhakkak ki Allah size karşı pek merhametlidir.

Yaşar Nuri Öztürk Meali
Ey inananlar! Mallarınızı aranızda bâtıl bir yolla/tutarsız bahanelerle yemeyin. Kendi hoşnutluğunuzla gerçekleşmiş bir ticaret olursa başka. Kendi canlarınıza kıymayın/intihar etmeyin. Hiç kuşkusuz, Allah, size karşı çok merhametlidir.

İsmail Kazdal Meali
Ey İslam’ı Allah’ın razı olduğu tek din olarak kabul eden müminler! Birbirinizin malını, karşılıklı ticaret yapmanız dışında, batıl yollardan sahip olup yiyerek kendi mahfınızı hazırlamayın. Doğrusu odur ki, Allah size karşı çok merhametli davranıyor.

Muhammed Esed
SİZEY imana ermiş olanlar! Birbirinizin mallarını haksız yollarla -karşılıklı rızaya dayanan ticaret yoluyla da olsa- (*) heba etmeyin ve birbirinizi mahvetmeyin; zira Allah, sizin için bir rahmet kaynağıdır.
(*) Yukarıdaki cümleciğin başındaki illâ edatına alışılmış karşılığı olan “hariç” veya “olmadıkça” anlamları verildiği takdirde ibareyi şu şekilde çevirmek gerekecektir: “Karşılıklı anlaşmaya dayanan ticar(î bir faaliy)et olmadıkça”. Ancak bu formül birçok müfessiri şaşırtmıştır. Çünkü lafzî anlamıyla alındığında yukarıdaki ibare, karşılıklı anlaşmaya dayalı ticaretten doğan haksız kazançların, “birbirinizin mallarını haksız yollarla heba etmeyin” şeklindeki genel yasaklamanın dışında tutulduğu intibaını vermektedir. Bu, Kur’an’ın öngördüğü ahlakî çerçeve ışığında kabulü mümkün olmayan bir varsayımdır. Müfessirlerin çoğunluğu, bu güçlüğü aşabilmek için, illâ edatının bu bağlamda “ama” anlamına geldiği ve dolayısıyla yukarıdaki cümleciğin şu şekilde anlaşılması gerektiği görüşünü ifade etmişlerdir: “Ama karşılıklı anlaşmaya dayalı yasal ticaret yoluyla birbirinizin mallarından yararlanmanız sizin için meşrudur”. Ne var ki bu yorum, hayli zorlama ve sunî olması dışında, “yasal ticaret”in burada neden başka birinden ekonomik menfaat sağlamanın tek meşru aracı olarak sayıldığını açıklayamamaktadır. Nitekim Râzî’nin bu ayet ile ilgili yorumunda haklı olarak belirttiği gibi, “hediye, vasiyet, kanunî miras, sadaka, mehir veya uğranılan zararlardan dolayı alınan tazminat gibi araçlar yoluyla ekonomik kazanç sağlamak daha az meşru değildir; öyleyse ticaret dışında, [meşru] servet edinmenin pek çok yolu vardır”. O halde neden burada yalnızca ticaret vurgulanmıştır -üstelik, özel olarak ticarî konularla ilgili olmayan bir bağlamda? Bana göre, bu bilmecenin gerçekten tatminkar bir cevabı ancak illâ edatının dilbilimsel bir analizi yoluyla elde edilebilir. Bu edat, alışılmış “hariç” veya “olmadıkça” anlamları dışında bazan -Kâmûs ve Muğnî’de de işaret edildiği gibi- sadece “ve” bağlacı anlamına da gelmektedir; aynı şekilde, eğer önüne negatif bir cümlecik gelirse, “ne” veya “ve ne de” (ve-lâ) ile eşanlamlı olur. Mesela 27:10-11′de olduğu gibi, “Benim katımda elçiler için korku yok, … kimse için de (illâ)”. Şimdi illâ’nın bu özel kullanımını konumuz olan pasaja uygularsak şu karşılığı elde ederiz: “Ne de karşılıklı anlaşmaya dayanan ticaret yoluyla [onu yapamazsın]”, veya sadece “hatta karşılıklı anlaşmaya dayanan ticaret yoluyla da olsa”, ki bu karşılıkta anlam daha bir belirginlik kazanmış olur. Müminler, başka bir kimsenin mal varlığını haksız şekilde tüketmekten alıkonulmuşlardır, bu başka kişi -zayıf taraf olarak- şartların baskısıyla böyle bir haksızlığa veya sömürülmeye razı olsa bile. Ayrıca, benim tercih ettiğim karşılık, müminlere başkasının mal varlığına imrenmemeyi tavsiye eden 32. ayetle de mantıkî bir bağlantı içindedir.

503 kez görüntülendi.

http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/blogmarks_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_24.png

This post was submitted by Grup Kehf.

Benzer Sorular

  • Benzer soru yok.

Bölüm: Kategorilenmemiş | Cevabım »
Etiketler: CARETTEN, DAYANAN, HAKSIZ, ILIKLI, KAZAN, RIZAYA,

Cevabım: “KARŞILIKLI RIZAYA DAYANAN TİCARETTEN DOĞAN HAKSIZ KAZANÇLAR”

  1. ismailkazdal

    Zorlamada rıza aranmaz. Bir işte, hele de akçeli işlerde her hangi bir zorluk, yada zorunluluk varsa, zorlayan şartlar bulunuyorsa, o zorlanan kişinin rızasından bahsedilemez. Zorlanmış, müşkül duruma düşmüş birinden malını mülkünü kelepirfe kapayan bir kimse, alıcı değil fırsatçı olur. İslam, elbette Kuran İslamı böyle bir çarpukuluğa ve sapıklığa izin vermez.
    Öncelikle, zora düşmüş insanın sıkışıklığını gidermek zorundadır İslam maliyesi. İslamın devler vergisi olan Zekatın kullanılacağı alanlardan birisi, zorda kalanlardır. Ülke hazinesi mali açıdan zorda kalanların imdadına yetişecek , zorluğunu ortadan kaldıracak ve o zorda kalan kişiyi, fırsatçı alçakların ellerinden kurtaracaktır.
    Zorlanmış bir insanın malını kelepeire almanın adı ticaret değil, gasptır. Helal olan ticareti kirletmektir. İslamın ruhuna aykırı böyle bir ticaretiin pisliğni tartışmam bile.
    Elbette Kuran örneğini verdiğin sapıklığı mennediyor. Verdiğin bütün mealler de zaten mennettiğini gösteriyor. Meallerde geçmekte olan “haksızlık yaparak yemeyin” ifadesi, anahtar bir ifadedir. Haksızlık kelimesi, her türlü haksızlığı içerir. Muhammed Esed’in yaptığı “Ticaret yoluyla da olsa” ifadesi, yorumdur. Ve elbette tebrike şayan bir yorumdur. Ama, benin söylediğim gibi, verdiğin örnek ticaret değil, gaspa girmektedir. Benim mealimde bunu vurgulamamam bir eksikliktir. Ama yorum yapsaydım, yani, ilgili ayetin ifadesini yeterli bulmasaydım, yorum yaparak, açıklayacağımı biliyorum. Benim yapmaya çalıştığım meal bu ifademin şahididir.
    Yaptığın bütün açıklamalara katılıyor ve seni bu çalışmandan dolayı tebrik ediyorum. Devam et ve beni sevindir. Selam ve sevgiler.

Cevabım

© 2012 İsmail Kazdal. Bütün hakları saklıdır.   RSS: Yazılar/Yorumlar   Altyapı: WordPress

Webmaster:eduman