Kürt Sorunu

ziyaretci | Temmuz 25, 2010

Sizce Kürtler neden hem Osmanlı hem Türkiye zamanında geri bırakıldılar, ikinci sınıf vatandaş ilan edildiler. Kürtler ile Devlet ne zaman ve nasıl barışabilir.

303 kez görüntülendi.

http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/blogmarks_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_24.png

This post was submitted by Cengelköy.

Benzer Sorular

Bölüm: Kategorilenmemiş | Cevabım »
Etiketler: sorunu,

Cevabım: “Kürt Sorunu”

  1. ismailkazdal

    Kürtlerin hem Osmanlı, hem de T.C. devleti tarafından bilerek geri bırakıldığı iddiası akla zarar veren bir iddiadır.
    Osmanlı zamanında ülkenin Kürdistan bölgesi vardı. Yani, Kürt etnik kimliği tanınmaktaydı devlet tarafından. Ülkenin dini hayatını büyük bir oranda, özellikle de Güneydoğu Kürtleri temsil ediyordu. Şu anda da Ehlisünnet telakkisini, Arabistan’a yakın oldukları için, Kürtler belirliyor. Çünkü ehlisünnet telakkisi Arab insanının devlet yorumudur.
    Kültür ve inanç hayatımızda bu kadar önemli bir yeri varken, kürtlerin geri bırakıldığını iddia etmek, maksatlı değilse, büyük bir haksızlıktır. Osmanlı zamanlarında Kültür ve inanç, devlet İslamına dayanmaktaydı ve en kültürlü ve aydın kimseler, devlet İslamının bilginliğini taşıyanlardı. Bu bilginler ülkenin itibarlı kimseleriydi. Mesela, İdris-i-Bitlis-i-Kürdi bunlardan sadece biriydi.
    Ekonomik açıdan geri kalmış olması, Osmanlı devletinin geri ve fakir kalmasıyla ilişkilidir. Bir kaç Batı Anadolu illerini saymazsak, bütün ülke, kullandığı eşya bakımından fakirdir. Ama temel gıda olan, Et, Süt, Yumurta bakımından hiç de fakir kalmamıştır Anadolu halkı. Büyük şehirlerde yaşayan zencilerden aç kalanlar olmuştur ama, Anadolu köylüleri, asırlardan beri tüketilen temel maddeleri tüketmiştir. Her devrin, her mekanın kendine has arz ve taleb hayatı vardır. Talebi basit, ama, gerkli olan fakir toplumların, arzı da basit olur.
    Teknolojik gelişmelerde devletin kendisi bütünüyle geri kalmıştır, onun içinde teknolojik arzlara muhatap olamamıştır. Ufak tefek teknolojik arzlar varsa da, bu limanı olan biraz olsun zengince kentlerde tüketilmiştir. Yolu yordamı olmayan bölgelere götürülememiştir, çok zaruri olmayan tüketim araçları. Tüketimi az olma şartlarını geri kalmak diye niteleyeceksek, zengin Batı dünyasının tükettiklerini tüketmeyi kıyas olarak alacaksak, ülkenin bütünü geridir deriz o zaman.
    T.C. zamanına gelecek olursak, bu zamanda oluşturulan kanunlar ve kararnameler arasında Kürtleri diğer ülke vatandaşlarından ayıran hiçbir madde yoktur. Devletin çizdiği yasalar içinde kaldıkça, herkes eşit vatandaştır. Sadece devletin reddettiği İslam dininin adına siyasi ve sosyal talepte bulunmayacaksın. Eğer böyle büyük bir suç işersen, hangi etnikten olursan ol ölümlerden ölüm beğenmek durumunda kalırsın.
    Ama, sadece Kürtlere değil, lazlara ve başka etniklere psikolojik baskılar yapılmamış dersak doğru söylememiş oluruz. Çünkü ve elbette yapılmıştır. Doğululara kuyruklu Kürt, Karadenizlilere pis laz, denilip gelinmiştir bu zamana kadar.
    Yasalarda etnik ayırımcılığa yer veren tek bir madde bile yoktur. Ama, T.C nin, hangi etnikten olurlarsa olsunlar, bütün etnikleri, Türk etniği isminde asimile etmek ve bir homojen ulus oluşturmak niyeti ve kararı vardır. Bu karara direnmek elbette ki her etnik için haktır. Ama keşke hiçbir etnik bu hakkı kullanmasaydı da, hiç olmazsa etnik birlik oluşturulabilseydi. Din ve kültürde Pagan ve kozmopolit bir toplum olan bizim ahalimiz için, hiç olmazsa psikolojik birliği sağlayan tek ulus fikri tahakkuk etseydi.
    İslam dini nazarında her türlü etnikçilik çok kötüdür ve çatışmaya sürükleyen bir yanı vardır. Keşke Kürtler, etnikleri adına değil, insan hakları adına mücadele etseydi. Bir etniği düşman haline getirerek kendi etniğini egemen hale getirmek yoluna sapmasaydı.
    Evet. Türk ırkçılığı çok kötüdür. Ama bu ırkçılığa başka bir ırk adına düşman olmak çok daha kötüdür ve müslümanlıkta yeri olmayan bir faciadır. Nasıl bir facia olduğu da günümüzde yaşıyanlar tarafından dehşet içinde seyredilmektedir. Hiçbir inanç, hele de etnik olanı, bir tek insan kadar değerli değildir. Çünkü bütün üstün inançlar insan içindir. İnsan, hiçbir inanç için değildir.
    Şimdi, şu anda, yapılmış ve yapılmaya devam eden ilan edilmemiş iç savaştan sonraki durum nedir, acaba bin yıl birlikte yaşamayı becermiş bütün Anadolu etnikleri, bir daha birlik haline gelebilecek mi, gibi sorulara, kesin cevap vermek mümkün değildir. Çünkü araya kan girmiştir. Kürt ve diğer etnikler arasındaki yıllardır süren iç savaşta, kırkbin civarında gencin kanına girilmiştir. Ülkemiz insanları kan davası gütme konusunda oldukça tutucudur. Bu ülkeninin insanı, bu savaşı, devletin ta kendisi çıkarmıştır, deyip, bütün etnikleri kardeş bilebicek midir?
    Devamı var.
    NOt:Bu konuyu tartışmak isteyenler için devam edebilir. Yeter ki, konular tasnif ve tahsis edilerek birer birer gündeme gelebilsin. mesela, bu kadar kan döküldükten sonra nasıl yeniden kardeş olunacak problemi gibi konular.Selamlar ve sevgiler.

Cevabım

© 2012 İsmail Kazdal. Bütün hakları saklıdır.   RSS: Yazılar/Yorumlar   Altyapı: WordPress

Webmaster:eduman