Nasıl Korundunuz?
ziyaretci | Ekim 23, 2009
Hayatın olumsuz ve tahrik edeci saptırıcı pek cok tuzağı var kuşkusuz.Siz olumsuz ve kötü koşullarda kendizi nasıl korudunuz?
İşin püf noktaları neler? Biz gençlere ne önerirsizniz?
437 kez görüntülendi.
This post was submitted by kemal.
Benzer Sorular
Bölüm: Soru-Cevap | Cevabım »
Etiketler: Korundunuz,
Cevabım: “Nasıl Korundunuz?”
Cevabım
« Türkiye nin en büyük sorunu…. | Anasayfa | Son dönem Asker-Siyaset ilişkisi ve İrtica Belgesi »










Hz. İsa’nın, bir recm olayında taş atanlara “Hiç günahı olmayanlar taş atsınlar” demiş olduğu rivayet edilir. Bu resul uyarısından sonra taş atanlar sesizce ayrılmışlar recm meydanından. Ne anlama geldiğini bir düşünelim. Birinci planda, günahsız insanın olamayacağı vurgulanıyor. İkinci planda ise, birinciye bağlı olarak, eğer kişi kendi günahlarını göz önüne getirirse, başkalarının günahlarına fazla yönelemez. Kendi kendini hesaba çeken kişi, başkalarını hesaba çekerken düşünür, tenkitlerini düşmanlığa ve kavgaya götürmez.
Demeye çalıştığım, günahtan tamamen uzak kalmış kimse yoktur bu alemde. Ve ben de bu alemin bir parçasıyım. Bir insanı günahsız saymak, hatasız saymakla eştir. Hatasız kul yoktur. Eğer olsaydı, tövbe etmemiz gerekmezdi.
Allah’ın Resulu hariç, hiç kimse masum değildir. O da hata işlemiştir ama, Allah vahiy indirerek hatasını düzelttirmiştir.
Evet. Ben de hayatım boyu büyük-küçük hatalar işledim. Ama en büyük günah olan insan hakkını bilerek çiğnemedim. Birey haklarını kendi haklarım gibi gördüm. Maddi menfaat sağlamak için kimseyle mücadele etmedim. Eyyamcılık yapmadım. Kimsenin malına mülküne göz dikmedim. İffetine ismetine yan bakmadım. Maddi menfaat için yalana dolana sapmadım. Bunların yanında daha bir çok günahı da işlemedim.
Bunu başarmak elbette bu bataklığa dönmüş toplumda o kadar da kolay değildir. Yazı hayatına başladığım 1962 yılından bu yana, hep güzel ahlakı savunup geldim. Güzel ahlakın hukuk haline gelmediği bir toplumda, ferdi ahlakın yaşamayacağı gerçeği benim sloganım oldu. Bu inancımı yazılarıma ve sözlerime, “Hak dinin, yani, güzel ahlak hukukunun yaşanmadığı toplumlarda ferdi müslümanlık yaşanamaz” şeklinde yansımıştır hep.
Onun için de dini hep güzel ahlakın hukuku olarak görmüş ve bu inancımın kavgasını vermişimdir elli yıla yaklaşan yazı hayatımda.
Yüksek düzeyde bir ahlak yaşamak için, inançları ve idealleri bütün nefsi ihtiyaçların üzerine çıkarmak gerekmektedir. Yani yüksek ideallere ulaşmak lazımdır. Olmazsa olmaz inançların sahibi olmak lazımdır. Hep daha fazla bilgiye muhatap olmak ve bu bilgileri analiz etmek çalışması içinde bulunmak lazımdır. Maddi ihtiyaçlar iştahını azaltmak ve kanaatkar olmak lazımdır. Yani ya yorganı uzatmak ya da ayağını yorgan büyüklüğüne uydurmaya iman etmek lazımdır. Kazanamadığını sarfetmeye kalkışmamayı ilke halina getirmek gerekmektedir.
Şeffaf olmak gerekmektedir. İnsanın mahrem hayatı hariç her şeyi açık olmalıdır. Öyle ki, bireyler birbirleri hakkında duygusal kurgular yapamasın. Her şeyi açık olan bir kişi hakkında dedikodu yapmak mümkün değildir. Bu açık sözlülüğe insanlar kabalık sıfatını yapıştırsa da, doğru sözlülüğü vazgeçilmez şiar edinmek gerekmektedir.
Kısaca, yüksek ideallerin sahibi olmak, ve bu idealleri çoğaltmak gerekmektedir. Yüksek idellari kendisine mal etmiş insanlar günah işlemeyae vakit bulamazlar. Sevgiler ve selamlar.