Necip Fazıl ve Efgani

ziyaretci | Mayıs 2, 2009

Üstad Necip Fazıl’ın ‘Doğru Yolun Sapık Kolları’ isimli kitabı hakkında ne düşünüyorsunuz? Üstad neden böyle bir kitap yazma ihtiyacı duymuştur? Üstad’ın Efgani, Abduh, Teymiyye ve kitaba konu olan diğer kişiler için yazdıklarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Teşekkür ederim.
Saygılarımla

2.199 kez görüntülendi.

http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/digg_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/reddit_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/delicious_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/blogmarks_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/technorati_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/google_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/myspace_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/facebook_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/yahoobuzz_24.png http://www.ismailkazdal.org/wp-content/plugins/sociofluid/images/twitter_24.png

This post was submitted by Esra Esen.

Benzer Sorular

  • Benzer soru yok.

Bölüm: Soru-Cevap | Cevabım »
Etiketler:

Cevabım: “Necip Fazıl ve Efgani”

  1. ismailkazdal

    Dost olmak şerefine ulaştığım merhum üstad Necib Fazıl Kısakürek hakkında incitici kelimeler söylemek benim için ne kadar zor Allahım!….
    Ama ne kadar üzülsem de, bu site her zaman gerçekleri olduğu gibi söylemek için kuruldu. Gerçeklerin karşısında duygusallığa yer yoktur. Çünkü gerçekler katıdır, acıtıcıdır.
    Elbette bütün düşünürler, hele de şair olunca ben merkezlidirler. Kendilerini gerçeklerin mizanı, test kaynağı gibi görürler. Eğer her hangi bir iddia kendi mizaçlarına aykırıysa şiddetli karşı tepki verirler. Rahmetli üstadımız da şüphesiz böyleydi, hem de aşırısı idi.
    Aslında bu durum iddialı insanlar için kaçınılmaz bir kaderdir. Eğer iddialı kişi kendine aşırı güvenemeze, kendini hayatın merrkezine koyamazsa, mücadele azmini yakalayamaz. Üstad da böyle olamasaydı, hayatını sonuna kadar verdiği mücadelesini gerçekleştiremezdi.
    Camaleddin Efgani ve ona bağlı ekolün düşünürleri hakkındaki keskin ve kırıcı ithamları işte bu karakter çerçevesinde ele alınmalıdır.
    Ehli Sünnet anlayışı bir mümine kafir demeyi en büyük günahlardan saymıştır. Üstadın halini Bu ölçü içersinde değerlendirecek olursak vay haline. İnşallah mücadelesindeki ihlası kendisini beraat ettirir. Amin…
    Gelelim asıl konuya. Fakat konuya girmeden önce, Efgani ve onun takipçileri hakkında bir iki söz söylemek gerekir.
    Efgani, İslam çoğrafyasının üzerinde yaşayan toplumların Batı karşısındaki mağlubiyetini iliklerine kadar titreyerek yaşıyan samimi bir mümindir. ve elbette bu mağlubiyetin sebeplerini araştırmak da birinci görevi olmuştur. Vardığı nokta çok acıdır ve bu acıyı şöyle ifade etmiştir: Mealen; “Ey Batılılar!.. İslamı bugünkü müslamanlara bakarak değerlendirmeyin. İslamın birinci kaynağı olan Kuran’da arayın bu güzelim dini. Ararsanız bulacağınıza eminim. Böyle yaparsanız belki bugünün müslüman sıfatlı toplumlarını gerçek müslümanlığa çevirebilirsiniz.” Onu takib eden, İslam düşünürleri bu acı söze kulak vermiş ve yıkılışın sebeplerini ve diriliş yollarını araştırmıştır. Kimdir bu takipçiler. İşte bir kaçı: Muhammed Abduh, Raşit Rıza, Ferit Mecdi, Musa Carullah ve bizim şairimiz Mehmet Akif.
    Sonraki temciler ise, Ebul Ala el Mevdudi, Seyyid Kutub, Şah Veliyullah Dehlevi ve diğerleri.
    Peki üstadımız bunlar için neler demektedir? Helşe bir Bakalım!..
    İKİ Palyaçu Ve…. Başlığı altında: “Maddeye tahakküm dehasının timsali Avrupa karşısında bozgunun sırlarını çözmek ve İslamı kainat çapında yeni hayata tatpik etmek fikriyatından mahrum bu tipler, daima olduğu gibi, ne Batıyı ve ne de doğuyu muhasebe edebilmiş palyaçolar olarak, güya islama yenilik getirme sevdasıyla, kalplerinin görünmez bir köşesinde, onu budamak,, desteklemek, ufalamak ve düşman dünya anlayışına tai kılmak küfrünü beslediler. Sabitliği ezelde ve her an yeniliği ebedde gerçek İslam çağını açmak değil de, onu, Batı maymunlarının fani ve her an zevale mahküm çağına uydurmak….”
    “Bu çöplük fikircilerin başında Efgani ile Mısırlı Muhammed Abduh vardır…..”
    Bu cümlelerden sonra, Efgani’nin İslam dünyasını uyarmak için dolaşışını, kovulmak olarak gösteriyor, sonunda bu ikilinin Masonlukla ilgsini dile getiriyor.
    Aslında, böyle bir değerlendirme ile, Abduh’un neşrettiği Ürvet’l-Vüska dergisinin yazılarından bazılarını Türkçeye tercüme eden Büyük İslam şairi Mehmet Akir Ersoy’u da aynı kategoriye soktuğunun farkında mıdır acaba.
    Efgani ve Abduh’dan ardından, bu neslin devamı olan Mevdudi, Seyyid Kutup ve diğerleri hakkında ağzına geleni söylüyor. İşte bir iki örnek. Aynı kiaptan:
    “Başlarında “Merdudi ” ismini taktığım Mevdudi ile “Baidullah” adını taktığım Hamidullah var. ve daha bir kaçı..”
    Daha sonraki satırlarda, bunların Afgani’ye, Abduh’a ve de İbni Teymiye hayranı oldumak gibi büyük bir suç işlediklerini söylüyor.
    Sonra da Seyyid Kutub’u aynı kategori içine sokarak cehenneme postalıyor.
    Bu düşünürler hakkında kullandığı aşağılayıcı kelimeleri nakledip nefretinizi çekmiyeceğim. Şu kadarını söyleyeyim ki, Mevdudi’yi suçladığı “İhya Hareketleri” adlı kitabı tercüme ettirip neşrettiren kişi de benim.
    Selam ve sevgiler.

Cevabım

© 2012 İsmail Kazdal. Bütün hakları saklıdır.   RSS: Yazılar/Yorumlar   Altyapı: WordPress

Webmaster:eduman