Otariterlik
ziyaretci | Eylül 7, 2010
Sayın hocam malumunuz tayyip erdoğan bir kanal da ”bi taraf olan bertaraf olur” dedi.Bu acaba seçimlerden sonra başarılı olursa, daha baskıcı otoriter bir lider olacağının göstergesi olabilir mi?
252 kez görüntülendi.
This post was submitted by Hakan.
Benzer Sorular
Bölüm: Kategorilenmemiş | Cevabım »
Etiketler: Otariterlik,
Cevabım: “Otariterlik”
Cevabım
« ayetlerin tertibi | Anasayfa | Referandum »










Daha da baskıcı olabilir mi endişesini anlamam mümkün değil. Şimdi baskı yapıyor da, referandumda EVET çıktığında daha çok baskı beklemek akıl dışı bir mesele. Anayasa değişikliklerini madde madde okuduğumda, tamamının asırların köle toplumu olan Anadolu insanını zincirlerinden azat ettirecek maddeleri görüyorum. Bu ülke insanı nasıl bir insan ki, bu maddelerde baskı görüyor? Bunun anlaşılması mümkün değil.
Ayrıca, baskıyı seçilmiş hükümetler değil, kurum ve kuruluşların toplamı olan devlet uygular ve de uygulamaktadır. Bu toplum ilk defa, bu refarandum sayesinde tarihin objesi olmaktadır. İlk kez, nasıl yönetilmek istediği soruluyor ona.
Ama, asırlardır onu köle olarak (sadece ülke insanlarını askere alıp Emireri adı altında hizmetçi olarak kullanması yeterli bir örnektir) kullanan devlet büyükleri, bu toplumun karşısına çıkarak, bu köle topluma Hayır dedirtmeye ve köleleliğini sürdürmeye davet ediyor. Her Hayır oyu, toplumun, “Ben HÜRRİYET istemiyorum, senin kölen olarak yaşamak istiyorum” anlamına gelmektedir.
Bu toplumun köleliğinin devam etmesini isteyenlere bir bakarmısınız. Ülkenin zenginleri ve Batı köleleri istiyor. Maçka, Bebek, Kadıköy, adalar, Levanten beşiği İzmir, açıkça sevişmek için mekan tutulan Antalya, hasılı ülkenin bütün tuzu kuru ve Batının ahlaksız hayatını yaşayan, toplumun bütün tarihini, o tarih içinde edindiği ahlaki ilkeleri reddeden toplum kesimleri hayır diyecek. Kendilerini beyaz Türk olarak tanıtan zadegan zümre, kölesi olarak gördüğü zencilerin köleliği sürsün için, hayır oyu verecek.
Bu açık tabloyu apaçık gören zencilerin hayır oyu vermesini nasıl izah edeceğiz? Ülkede, yüzde yirmilik bir beyaz Türk sınıfı olmasına rağmen, yüzde kırklara nasıl çıkacak hayırlar? Demek oluyor ki, en az yüzde yirmibeşlik bir zenci kitlesi de beyazlara köle olduğunu tescil edecek. Bunu akıl alabilir mi? Demek asırlar boyu yaşadığı kölelik bu toplumun kimliği haline gelmiş ve normal hayatı, içinde bulunduğu kölelik şartları zannetmeye alışmış bir topluluk bu.
Evet. Kısaca, her Hayır oyu, “ben hürriyet istemiyorum” anlamına gelmektedir. Beyaz Türkler zümresini ve onların devlet kurumlarını efendi kabul etmeyi istemektir.
Sekiz yıllık sözde hükümet olan bir kadro, bütün devlet kurumları karşısındaken, 800 küsür kanun ve kararnamesini reddederken, hatta yüzde kırk yedi oy almış bir siyasi parti olmasına rağmen kendisine kapatma davası açılan ve cezalandırılan bir siyasi kadro baskı yapıyor ha. Akıl bu kadar da mı karmaşa içine girer?
Devlet partileri hiçbir zaman reyle hükümet olamayacaklarını kabul ediyor, onun için de üstüste seçim kazanan zenci partilerini baskıcılıkla itham ediyor, onları asker gücüyle alaşağı edilmesini istiyor ve ettiriyor. Yetmiş altı yıllık yaşantımda tam beş darbeye uğramış biri olarak, bu kadere isyan ediyorum. Kendimi darfbelenmiş olarak görüyorum. Çünkü rey atarak hükümet olmasını sağladığım partilerin tamamına darbe yapılarak tasfiye edilmesi demek, bana darbe yapılmış demektir. Çünkü, benim reyim kutsaldır ve o çiğnenmiştir devlet eliyle.
Diktatörlük seçimi olmayan bir sistemdir. Seçimi olan her sistem de demokrasi Adil Seçim olduktan sonra, bir siyasi parti, isterse on devre seçim kazansın. Böyle bir durum, böyle bir partinin icraatından halkın memnun olduğunu gösterir. Halkı memnun etmektir hükümetlerin görevi, Bunu yapamadığı zaman, seçilmez ve gider. Serbest ve adil seçim diktatörlüğü engelleyen tek kurumdur. Günümüzün başbakanını seçimlerle değiştiremeyeciğini anlayan devlt partilerini yaygarası anlamsızdır. Çalışırlarsa, toplumun bütününü insan sayıp kucaklarlarsa, kendileri de seçim kazanabilir. Ama toplumun büyük bir kesiminin özel hayatına müdahale etmeye devam ettikçe, toplumun bütününü kucaklayan zenci partileri seçim iktidarı olmaya devam edecektir.
Seçim yollarını kapamaya başlarsa her hangi bir zenci hükümeti, en önce beni karşısında bulur. Seçi hakkı oldukça, diktatörlükten bahsetmek sadece büyük bir aldatma hareketidir.
Bir kere daha zikredelim ki, atanmışlar, yani, brokrat zümre diktatörlüğü altında yaşamaktayız. İşte bu zinciri kırmak ve seçilmişlerin, yani halkın temsilcilerinin ülkeyi yönetmesi için uğraşıyoruz. Her EVET oyu, bunu sağlamaya yarayacak adımlardır. R.T. Erdoğan gibi bir hamal bulamaz, ya da çok zor bulur bu zencileşmiş ülke insanı. Bulmuşken, asırların getirdiği bu yükü, referanduma sunulan Anayasa maddelerine EVET diyerek ona yüklemeye devam edelim. Selamlar.