Sela – Davet Azmi – Namaz
ziyaretci | Ağustos 30, 2010
Hocam; Kuran-ı Kerim’de çok sık geçen “SELA” kelimesi diğer meallerde “NAMAZ” olarak tercüme edilirken, sizin mealinizde “DAVET AZMİ” olarak yer almıştır. Bu farklılığın nedenlerini bizlerle paylaşır mısınız
Soruyu gönderen kişi: mehmet gerekli.
Bölüm: Kategorilenmemiş | | Cevabım »
namaz
ziyaretci | Ağustos 30, 2010
Resmin ve heykelin olduğu mekanda namaz kılabilir mi?
Soruyu gönderen kişi: İsa.
Bölüm: Kategorilenmemiş | | Cevabım »
Allah’a ve elçisine uymak
ziyaretci | Ağustos 30, 2010
Kuran’daki “Allah’a ve elçisine uyunuz” ifadesini nasıl anlamalı?
Soruyu gönderen kişi: Grup Kehf.
Bölüm: Kategorilenmemiş | | Cevabım »
besmelesiz sûre
ziyaretci | Ağustos 30, 2010
Neden Tevbe Sûresi tek besmelesiz sûredir?
Siz neden besmele ile başladınız Tevbe Sûresine?
Soruyu gönderen kişi: Grup Kehf.
Bölüm: Kategorilenmemiş | | Cevabım »
Allah’a Dönmek
ziyaretci | Ağustos 30, 2010
Bakara 28: Nasıl oluyor da Allah’ı inkâr ediyorsunuz? Oysa ölü iken sizi O diriltti; sonra sizi yine öldürecek, yine diriltecektir ve sonra O’na döndürüleceksiniz.
İnsanın Allah’a dönmesi ne demektir.
Soruyu gönderen kişi: Mustafa.
Bölüm: Kategorilenmemiş | | Cevabım »
Muğlak İfadeli Ayetler
ziyaretci | Ağustos 29, 2010
Hocam; Hz. Musa ile ilgili ayetlerin Kuran-ı Kerim’de muğlak ifadelerle anlatılması amacının; efsaneye inanan Yahudileri kazanmak olabileceğini belirtmişsiniz, buna göre;
1. Yahudilerin İslam dinine girmesi İslamiyet açısından, ayetlerin muğlak olması derecesinde önemli midir?
2. Önemli ise, bu muğlak ifadeler zaten efsanelere inanan Yahudilerin, muğlak ayetleri daha da efsaneleştirmesine sebep olup; İslam dinini daha da efsanelerle dolu hale getirmeyecek midir?
Soruyu gönderen kişi: arif garip.
Bölüm: Kategorilenmemiş | | Cevabım »
Hanifi Avcı’nın Çıkışı
ziyaretci | Ağustos 24, 2010
Hanifi Avcı’nın çıkışını nasıl yorumluyorsunuz? Biz Müslümanlar olarak biliyoruz ki Fethullah Hoca’nın cemaati Hanifi Avcı’nın anlattığı gibi ne korkunç bir cemaat, ne de o kadar etkin ve yaygın.
Soruyu gönderen kişi: Müslim.
Bölüm: Kategorilenmemiş | | Cevabım »
kadere iman meselesi 2
ziyaretci | Ağustos 22, 2010
Hocam, öncelikle cevabınız için teşekkürler. Cevabınızın sonunda;
“Neyi seçer ve yaparsan, onun sonucu kaderin olur. Her zihni ve bedeni faaliyet, kendi kaçınılmaz sonucunu celbeder ve insanın kaderi haline getirir.”
1.) Buradan her insanın kaderini kendisinin belirleyeceği sonucuna mı varmalıyız. Yani ALLAH’ın (C.C.) bizler hakkında bildiği kaderimizi kendi hür irademiz ile bulmak mıdır?
2.) Klasik kader anlayışına göre; “ALLAH (C.C.) kimin nasıl ameller üzere olduğunu ona ruhunu üflemeden önce bilir, yani kişinin cennetlik ya da cehennemlik olduğunu onu yaratmadan bilir. Ama dünyaya cenneti veya cehennemi hakettiğinin ispatı için kulunu gönderir ki, ahırette Rabbim ben cennetliktim neden beni cehennemine koydun demesin diye” gibi bir anlayış var, bunu konuyu nasıl yorumlamalıyız.
3.) ALLAH (C.C.) bilgisi sonsuzdur, şüphesiz yarattığı kullarla ilgili gaybıda O’ndan başka kimse bilemez. Ancak yaratılanlarda bir şekilde kendi iradeleri ile kendileri için önceden bilinen kaderlerini seçip o kaderi yaşıyorlarsa, yani bir bakıma takdir edilen kaderlerini yaşıyorlarsa hür seçim hakkı nerede devreye girmektedir.
Soruyu gönderen kişi: ismail köylü.
Bölüm: Kategorilenmemiş | | Cevabım »











