Siyonist Katliam Hakkında
ziyaretci | Mayıs 31, 2010
Sayın Hocam,
Malum çirkin saldırıdan sonra Türkiye’nin yapması gerekenler nelerdir?
Teşekkürler..
322 kez görüntülendi.
This post was submitted by eduman.
Bölüm: Kategorilenmemiş | | Cevabım »
Lokman suresi 20. ayet
ziyaretci | Mayıs 31, 2010
Mealinizi incelerken dikkatimi çekti; Lokman suresi 20-21 ayetler beraber numaralandırılmasına rağmen (diğer meallerle karşılaştırınca) sadece 21. ayetin olduğu anlaşılıyor. 20. ayeti burada yayınlar mısınız. Çalışmalarınızda Allah kolaylık versin. selamlar
668 kez görüntülendi.
This post was submitted by H.Kayılı.
Bölüm: Kategorilenmemiş | | Cevabım »
ilmihal sorusu tekrardan
ziyaretci | Mayıs 30, 2010
Hocam benim kastettiğim İslam’ın temel kaideleriyle alakalı verilen fetvaları ihtiva eden bir ilmihal değil. Ömer Nasuhi Bilmen Hz.’den zaten yararlanıyoruz ama bugün günlük hayatımızda kullandığımız birtakım eşyalar, teknonojik aletler vs. bunlarla alakalı fetvaların olduğu ilmihalleri kastetmiştim ben. Mesela borsaya para yatırmak, at yarışı oynamak, TV izlemek, PC oyunu oynamak gibi şeyler… soruyu ikinciye sorduğum için özür diliyor, yardımlarınızı bekliyorum. saygılar
347 kez görüntülendi.
This post was submitted by ziyaretçi.
Bölüm: Kategorilenmemiş | | Cevabım »
ilmihaller
ziyaretci | Mayıs 29, 2010
hocam günümüz meseleleri için fetva alabileceğimiz bir ilmihal tavsiye edebilir misiniz bize?
356 kez görüntülendi.
This post was submitted by ziyaretçi.
Bölüm: Kategorilenmemiş | | Cevabım »
genel
ziyaretci | Mayıs 29, 2010
İnsan ne ile yaşar.insan olmaklık verilmiş bir lutuf mudur.Sonsuza kadar devam edecek olan mücadelede bir müslümanın motive eden nedir.SİZCE PUTPERESTLİĞİ AŞIP TEK TANRIYA İNANAN VARMIDIR.
395 kez görüntülendi.
This post was submitted by ömer .
Bölüm: Kategorilenmemiş | | Cevabım »
Ebu Hanife ve Hanefilik
ziyaretci | Mayıs 29, 2010
İmam Azam Ebu Hanife hiçbir kitap yazmamış. Buna rağmen mezhebinin fıkhı ona dayandırılmış. Bu konuyu ve ayrıca Hanefilerin aşağıdaki görüşünü değerlendirir misiniz:
“Kur’an, mütevatir ve meşhur sünnetle nesh edilebilir.Sadece ahad hadisle neshedilemez.”
732 kez görüntülendi.
This post was submitted by Nurullah .
Bölüm: Kategorilenmemiş | | Cevabım »
Arş
ziyaretci | Mayıs 27, 2010
İyi akşamlar hocam ben Mehmet Ali;
Benim ilk sorum Araf suresi 54.ayetle ilgili olarak arş bahsiyle ilgili.Kuran’da ilk defa arş kavramından Araf suresinde bahsedilmektedir.Aşağıda hem kendi mealiniz hem de diyanetin meali var.Konuyu daha da ayrıntılı hale getirmek için yazımda Mevdudi’nin de yorumuna(tefsirine) yer verdim.Benim anladığım kadarıyla Arş bütün yedi göğü cenneti cehennemi ve sidreyi içine alan bir yapı.Görünen ve görünmeyen Alemlerde bu yapının içinde olmalı diye düşündüm.Gelelim soruma Yüce Allah mekandan ve zamandan bağımsız olduğuna göre(münezzeh) Yüce yaratıcının arşı da her şeyi kapsadığına göre Arş ı konumlandıran bir yapıya daha ihtiyaç oluyor.sözün kısası Arşın bulunduğu o her nasıl bir hacimse bunu muhteva edebilmesi için arşıda içine alan başka bir yapı tanımlamamız gerekiyor.Çünkü Yüce Allahın Sonsuz kudretle hiçbir şeye muhtaçsız olduğunu biliyoruz.Yüce Allah Kuranda arşında ötesinden bahsetmiyor benim anladığım ve ilmimin elverdiği kadarıyla.O halde Arş şimdilik cenneti ve cehennemi yedi göğü içine alan bir yapı olarak idrak buluyor benliğimde.Sizinde bu konu hakkındaki yorumunuzu bekliyorum sabırsızlıkla…Selam ve sevgiler.
Meal ve Tefsirler;
[İ.Kazdal] 7/54,55. Rabbiniz,gökleri ve yeri altı günde yaratan,sonra arşa oturan,geceyle gündüzü birbirinin ardı sıra takip ettiren,güneşi ayı,yıldızları kendi buyruğuna boyun eğdiren Allah’tır.Her emri verme hakkının yalnızca O’na ait olduğunu iyice bilin.Alemlerin Rabbi olan Allah ne kadarda yücedir.Rabbinizden için için gizlice yardım dileyin çünkü O,haddi aşanları sevmez.
[diyanet] 7/54. Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan ve sonra arşa hükmeden, gündüzü durmadan kovalayan gece ile bürüyen; güneşi, ayı, yıldızları, hepsini buyruğuna baş eğdirerek var eden Allah’tır. Bilin ki yaratma da emir de O’nun hakkıdır. Alemlerin Rabbi olan Allah Yüce’dir.
[Mevdudi Tefhimul Kuran] “Arş üzerinde oturduğu”nun mahiyetini anlayabilmek bizim için oldukça zor bir mesele. Yalnızca şöyle anlamak mümkün: Kâinatın yaratılmasından sonra Allah “Arş” diye adlandırılabilecek, sınırsız hükümranlığının merkezi olarak bir yer tesbit etmiş olabilir. Oradan bütün aleme rahmetini saçmaktadır. Arapça, “el-Arş” kelimesi, ayrıca, mecazi olarak, “O’nun hakimiyeti”, “arşa oturuşu”da “hükümranlığının bütün idare vasıtalarını kendi elinde tutması anlamlarına da gelebilmektedir. Ayetin tafsilatı nasıl olursa olsun, Kur’an, bunu, aslında Allah’ın kainatın yalnızca Haliki olmayıp, onun Hakimi ve Müdebbir’i de olduğunu vurgulamak için zikretmektedir. Yani, Allah kainatı halk ettikten sonra onunla irtibatını ve ilgisini kesmemiş, bilâkis her saniye ve her anda o kainatı idare etmektedir. Hakimiyetinin tüm güçleri, şüphesiz, kendi yed-i kudretindedir. Herşey O’nun emri ve itaati altındadır. Herşeyin ve herkesin kaderi her dem O’nun elindedir. Bu şekilde Kur’an, Allah’a karşı şirk ve isyan gibi dalâletlere sevkeden temelden yanlış anlayışlara kısa yoldan son verir. Allah’ın evrenin sorunlarına dair yapacağı hiç bir şeyi kalmadığı şeklindeki bir kanaat, insan mukadderatının başka biri tarafından çizildiği veya sonuçlandırıldığı şeklindeki bir inanca götürür, ki bu da kişinin, o kimsenin önünde eğilmesini veya kendi mukadderatının yapıcısının bizzat insanın kendisi olduğu fikrine, o da neticede insanın kendi başına buyruk olması gerektiği inancına götürür.
Bu bağlamda, Kur’an’ın insan ile Allah arasındaki ilişkiyi anlatması için anlatırken, “hakimiyet” ve “hükümdarlık” gibi kelimeleri kullanması düşünülmeye değer bir husustur. Her ne kadar, Kur’an insanoğlunun idrak ve anlayışına sığsın diye birçok yerde bu gibi kelimeler, sanatsal tabirler, mecazi ifade ve uslup kullanmışsa da, yine de çarpık düşünceli bazı münekkidler, bunlardan, bu Kitab’ın Hz. Muhammed’in (s.a) bir uydurması olduğu gibi saçma bir sonuç çıkarmışlardır. İtirazları şöyle sıralanıyor: “Melik” gibi bazı kelimelerin sıkça kullanılması gösteriyor ki, bu kitabın yazarı o dönemde etrafında cari yönetim sistemi olan “krallık”tan etkilenmiş. Bu nedenle, bunun yazarı Allah olamaz. Çünkü kendisi ile bir kral, bir melik arasında mukayesenin bile kabil olamayacağını Allah bilmez mi?” Bu gibi iddiaların oldukça zayıf ve hafif kaldığı çok açıktır. Kur’an’da serdedilen yerin ve göklerin “hakimi” kavramı, sadece belirli bir zaman için, sınırlı bir güce sahip olmaları nedeniyle ölümlü, zayıf kralların tam tersine Allah, el-Hakim, es-Samed, Kadir-i Mutlak, tüm zamanlarda ve mekânlarda herşeyin üzerine Mutlak Hakim olandır. Kur’an’daki “melik” olan Allah’ın hakimiyeti kavramına, insanın krallığı uygun düşmediği ve karşılayamadığı için aslında eleştirileri Kur’an daha başta çürütmüştür. Bu yüzden Mutlak Kral gibi, kimsenin hükümranlık iddia etmesine mahal yoktur. Çünkü insandan istenen, dinî anlamda, yalnızca Allah’ı mabud (ibadet edilecek) olarak tanıması ve medenî, siyasî anlamda yalnızca yine O’nu yegane hüküm sahibi olarak tanımasıdır.
453 kez görüntülendi.
This post was submitted by Mehmet Ali.
Bölüm: Kategorilenmemiş | | Cevabım »
Hatırlıyor musunuz?
ziyaretci | Mayıs 26, 2010
Merhaba İsmail,
İsminizi Salih Özcan, Nihat Armağan ile birlikte anımsıyorum. Ta Hilal dergisi günlerinden… Babamın yazılırını da “Bitlisli Sadrettin Yüksel” adıyla yayınlıyordu Hilal… Hatta Salih bana patronluk da ettiydi. Ben on yaşlarındaydım. Kardavi’nin İslam’da Helal ve Haram adlı kitabını yayınlamıştı. Kitabın kapağını hala anımsıyorum. Diğer kitaplara göre çok alımlıydı. Ben kitabı cuma namazlarından sonra cami avlularında satıyordum. Salih bana elli veya yüz kitap ödünç veriyordu ve sattıktan sonra bana iyi bir bahşiş bırakıyordu
O zaman çocuktum, Salih’i ve Nihat’ı hala şahsen hatırlasam da sizinle görüştüğümü anımsamıyorum, ama isminizi birçok makalenin ve çevirinin altında görüyordum.
Neyse, facebook’ta rastlantı sonucu sana denk geldim. Selam vereyim dedim. Umarım Rabbimize erdemli muvahhitler olarak döneriz.
Edip
Arizona
400 kez görüntülendi.
This post was submitted by Edip Yuksel.
Bölüm: Kategorilenmemiş | | Cevabım »









