“Recep Bey”
ziyaretci | Mayıs 25, 2010
Kılıçdaroğlu’nun Tayyip Erdoğan’ı “Recep Bey” diyerek hafife almasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
356 kez görüntülendi.
This post was submitted by Murat.
Benzer Sorular
Bölüm: Kategorilenmemiş | Cevabım »
Etiketler: Recep,
Cevabım: ““Recep Bey””
Cevabım
« Kılıçdaroğlu… | Anasayfa | Hatırlıyor musunuz? »










Bu Recep bey aşağılamasını anlatabilmek için, Beyaz Türk nitelemesinin ne olduğuna bakmamız gerek. Üç yüz yıl kadar önce uğradığımız Batı yenilgisinden bu yana devlet kendisini yenmiş olan Batı’ya bir korku psikolojisiyle bakmış, devletin yönünü oraya çevirmiş, onun gibi olmayı, ona benzemeyi, devleti kurtarmanın birinci şartı olarak görmüştü. Artık aldığı kararlarda tam mustakil değildir devlet. Kendisini yenen Batı dünyasını Düvel-i Muazzama olark görmüş ve aldığı her kararda Batının ne diyeceğini düşünür olmuştur. Bizim Batılılaşmamız kültür ve medeniyet teslimiyeti olarak tezahür etmiştir. Sosyal kimliğimizi feda etmek şeklinde anlaşılmıştır Batılılaşmak. İşte bu devlet kararı,onun için Batı’yı anlamadan yüzeysel ve şeklen Batılı olma sonucunu doğurmuştur.
Elbette devletin Batılılaşma kararı bütün topluma mal edilememiştir. Büyük bir nufus yerel kalmış, eski yaşantısını muhafazaya devam etmiştir, Eskiyi muhafaza edebilmek için de geleneksel İslama sarılmış ve muhafazakar kalmıştır. Devletin Batılılaşma kararına hiç sorgulamadan iştirak eden kesinm, şu içinde yaşadığımız zamana kadar nufusun yüzde yirmilerine kadar ulaşmıştır. Devlet imkanlarını kullanan bu kesim, taklidi de olsa Batı kültürünü benimsemiş, benimsediği Baının ahlakını devletin özelliği haline getirmiştir. Bu yüzde yirmilik nufusun fertleri devletin imkanlarıyla Batı da tahsil görebilmişmiş, yabancı dil öğrenebilmiş, bu sayede ekenomik varlıklarını geliştirmiş ve yüzde yirmi olduğu halde, ülkenin ekonomik varlığının yüzde seksenini elinde tutar olmuştur. Eh, devlet de eşittir mülk olduğuna göre, bu yüzde yirmilik nufus devleti ele geçiren sınıf olmuş ve adı da Beyaz Türk olarak belirlenmiştir. Bu yüzde yirmi, devlete, yani mülke sahip olduğundan kibirlenmiş, nufusun geri kalan bölümünü zenciler olarak görmeye alışmıştır. Artık bu Beyaz Türk kesimi için geri kalan halk adeta köledir ve Beyaz Türk ne vermişse ona kanaat etmekten başka yolu yoktur.
Devlet ve devleti ayakta tutan Beyaz Türk kesimi için geri kalan halk göbeğini kaşıyandır, bidon kafadır, kıllı ve pis maymunlardır. Gerçi devletliler için halk hep böyle gürülmektedir. Bunu teyid ettirecek bir iki örnek verelim: Ben Sultan Vahidettin’in köşküne altı aylıkken gelmiş ve kesintisiz yirmi sekiz yıl yaşamış bir olarak, Saltanat çevresinden bazı kimselerle birlikte olmuşum. Bütün bu çevreden edindiğim Sultan Vahidettin kimliği, fefkalade nazik, adeta karınca ezmez, mütevazilik timsali şeklindedir. Ama her ne olursa olsun, saltanatı temsil etmektedir ve halkı için, “Her halk sürüdür ve her sürünün de bir çobana ihtiyacı vardır ve ben de bu ülke sürüsünün çobanıyım” diyebilmektedir. Demek ki ki tepelerden halk böyle görülmektedir. Her zaman devlet gazetesi olmuş Cumhuriyet gazetesinde şöyle bir haber hatırlıyorum:”Halk plajları doldurmuş, vatandaş giremiyor.”
Demek devlet gazetesi Beyaz Türk sınıfını vatandaş olarak niteliyor ve gerisini sürü olarak görüyor.
İşte, bu ülkenin yüzde yirmisi olan Beyaz Türkler devlet partisi olan CHP de toplanmış ve kendilerini devlet olarak görmüştür her zaman. Bir devlet partili bakan, bakanlığı teslim alır almaz, “Demirbaşlar kalsın, gerisi s…r olsun diyebilmektedir. Kılıçtaroğlu da CHP li olduğuna göre devletlidir, kölesine istediği gibi hitab etme hakkı vardır. Bir başka beyaz Türk olan Baykal da, zencilerin başbakanına tepelerden, emir sigasından hitab etmemişmiydi. Çevrenize bakın, Bir CHP linin tavrını gözleyin. Ne dediğimi anlarsınız.
İyi ki, “Ey köle Recep” demedi. Bu “Recep bey” hitabı bile zenci Tayyib’e bir devletli tarafından ihsan edilen büyük bir lütuftur. Selam ve sevgiler.