Son dönem Asker-Siyaset ilişkisi ve İrtica Belgesi

ziyaretci | Ekim 29, 2009

Hocam,Malum gündem:”Akp ve Güleni bitirme” veya “irticayla Mücadele Eylem Planı”,”cunta planı “olduğu çok net ortaya çıktı.

Son olayda Askerin hala dış konjoktürün (abd e ab gibi)uygun olmamasına rağmen bir cunta planı hazırlanyor.Koşullar olgunlaşmadan böyle bir planın yürümeyeceği ortadadır.KOnjoktür siyasi iktidardan yana görünüyor.G.Kurmay başk. nın da bence dahlinin olduğu plan neyin nesidir?Neden sızdırıldı bu belge sizce?İktidara üstü örtülü bir mesaj mı var? Askerin içersine de bir kutuplaşma var sanki? Sanırım TSK her zaman demoklesin kılıcı gibi tepemizde daima bu rolü üstlenecek? Geri çekilme asla mümkün görünmüyor?

This post was submitted by ayhan.

Bölüm: Soru-Cevap | Cevabım »
Etiketler: Asker, Belgesi, rtica, Siyaset,

Cevabım: “Son dönem Asker-Siyaset ilişkisi ve İrtica Belgesi”

  1. ismailkazdal

    Bundan önceki Kuranıkerim. org adlı sitede tam dörtbuçuk yıl verdiğim 3000 cevap içinde, ve şu andaki sitede bu konuyla ilgili verdiğim cevaplarda bir Türkiye devleti gerçeğine dikkat çekmiştim. O gerçek ise, Türk devleti demek Asker devlet demektir. Türkiyede bir devlet vardır, o devlet de askerdir. Bazı kere dünya siyaseti konjönktürüne göre değişen MSB (Milli siyaset belgesi) ve MASK (Milli Askeri Stratejik Konsept) gibi belgeleri hazırlamış ve bu belgelerle ve MGK eliyle denetleyip yönetmektedir ülkeyi. Totaliter yönetimlerden bir farkı var, o fark da meclis gürüntüsü arkasında saklanmaktır. Yaptığı bütün kötülükler meclisten, bütün iyi işler de kandinden bir devlet yapılanmasıdır bizim devletimiz. Ve Demirel’in bile seslendirdiği Devlet yanılmaz, suç işlemez şeklindeki mantalite içindedir bizim devlet ve erkinde ortak kabul etmez.
    İşte bu asker devlet onyedinci asrın başlarında Avrupa’ya yenilince (Osmanlı Devleti ile TÜRKİYE CUMHURİYETİ devleti birbirinin içindedir. Bir küçük fark vardır, o fark da monark ile oligark farkıdır. Elli dört aileyle yönetilirken beşyüz elli dört aileyle yönetime geçilmiştir, o kadar. Otoriter yapısı aynen kalmış, halkın devletin kulu olması hali devam edip gelmiştir.) şaşırmış ve dayağın nedenini sormuş ve İSLAM’DIR kararını almış ve o zamandan beri de kendisini dünyada zayıf bırakmış dini tasfiye etmeye çalışıyor. Halbuki tasfiye etmeye çalıştığı din kendisinin kurduğu devlet dinidir. İslamla neredeyse hiçbir ilgisi yoktur. Yani, kendi otoritesine hizmet etmesi için dizayn ettiği kendi dinini suçlayacağı yerde, bizzat İslam dinini suçlamış ve bu durum günümüze kadar sürüp gelmiştir.
    Ülkemizin içindeki bütün siyasal ve sosyal ve bunlara bağlı ekonomiksel sancıların ardında işte devletin bu din kararı vardır.
    Ve bu kararından asla vazgeçmemekte, suçu İslam dinine yıkmaya devam etmekte ve bu sebeple İslam dininin en büyük düşmanlarından olmayı sürdürmektedir bizim devletimiz.
    Halbuki ise, nefret ettiği dinin devletin dini olduğunu kabul edip, Kur’an’daki gerçek dini araştırsaydı, günümüze kadar bütün sancılar bitmiş ve düzlüğe çıkmış olurduk. Hem de insanlığın felakete gidişini durdurur noktaya ulaşırdık. İslam medeniyetini Arap yorumundan kurtarıp evrensel yapısına kavuştururduk. Kur’andaki gerçek İslam dini bizi hayırlarda yarışmaya davet ediyor. Arap yorumunu aynen kabul edeceğimiz yerde, kendi yerel vasıflarımızla yaklaşır ve İslam medeniyetini çağlar ötesine taşıyabilirdik. Hayırda yarışma, fertler arasında olduğu gibi, toplumlar arasında da yaşanmalıdır. Evrensel bir dini her toplum kendi kültürünün çerçevesinde yorumlamak durumundadır. Hüküm ayetleri dışındaki bütün müteşabih ayetleri her toplumun kendi kültürüne göre yorumlaması bir medeniyetin evrenselliğinin ispatıdır. Evrensel bir medeniyet olan İslam, Arap dahil hiçbir kavmin tekeline bırakılamaz, bırakılmamalıydı.
    Her neyse. Bu konu kendi başına ele alınması gereken devasa bir medeniyet tartışmasıdır. Asıl konumuza gelecek olursak, devletin sahibi askerdir ve asker ülkede ne olup bitiyorsa hepsini takib edip planlar yapıp onları uygular ya da uygulatır. Bu onun için sadece rutin bir iştir. Bu işi kendine görev edinmiştir. İrtica diyerek sakladığı İslam düşmanlığı ona bu görevi vermektedir.
    Ve ordumuz sivil yönetimin bunu anlamamasını bir türlü kabul etmiyor. Bu rahatsızlığını da her şekilde ortaya koyuyor. İdamlık suçlarla itham edilen generalleri sivil mahkemelerin elinden alıp üst düzey hayatlarını yaşatıyor. Siviller hala uyanmıyor. Türkiye halkı asker yönetiminden kurtulacak kadar medenileşmemiştir. Hala devletin kulluğunu şeref bilenlerin sayısı çoğunluktadır. Çünkü devlete kulluk geleneğinden gelmektedir. Bu kulluk genlerine girmiştir. Ne zaman bu toplum gerçek anlamıyla Allah’a kul olur. ancak ondan sonra devlete kulluktan kurtulur. Gerisi hep hikaye.
    Son söz olarak; ortaya çıkan irtica belgesi gibi belgeleri hazırlamak ordunun görev alanındadır ve asla suç sayılamaz. Çünkü devlet suç işlemez. Selam ve sevgiler.

Cevabım

© 2017 İsmail Kazdal. Bütün hakları saklıdır.   RSS: Yazılar/Yorumlar   Altyapı: WordPress

Webmaster:eduman