Tevbe Sûresi
ziyaretci | Ocak 3, 2010
Genel olarak Tevbe Sûresini nasıl değerlendiriyorsunuz?
426 kez görüntülendi.
This post was submitted by Fatih.
Benzer Sorular
Bölüm: Soru-Cevap | Cevabım »
Etiketler: Tevbe,
Cevabım: “Tevbe Sûresi”
Cevabım
« Hayırlı olsun | Anasayfa | müşrikleri öldürmek »










Tevbe suresi hak batıl mücadelesinin temel niteliklerini vermektedir bize. Dost düşman kavramlarını açıklıyor. Bir müminin en baş görevinin hak ve adalet adına mücadele etmesi olduğuna işaret ediyor. Hak ve adalet duygularını körelten, insanın hakka ve adalete ulaşmasını engelleyen güçlülerin en tehlikeli ve bozguncu kimseler olduğunu vurguluyor.
Bir mümin topluluğunun hangi şartlarda sıcak savaş yapabileceğini bildiriyor. İcab ettiğinde savaştan kaçınmanın hak ve adaleti hesaba almamak olduğunu bildiriyor. Yeryüzünde bozgunculuk yapıp insanları birbine kırdırtan güçleri, onların kullandığı silahlarla cezalandırmayı öğütlüyor bize. Hasılı hakkı hak, batılı batıl olarak açıklıyor ve hak ve adalet düşmanlarını ta yüreklerine kadar gösteriyor bize. Elbette hakkı temsil etmenin güçlü olmaya bağlı olduğunu da açıkça belirtiyor. Dünya gücünün hakkın ve adaletin emrine girmesine dek, cihadı emrediyor biz müminlere. Savaş ve barış hukukunu çerçeveliyor Tevbe suresi.
Aşağıda benim mealimden alınma Tevbe suresinin bir kaç ayetini görüyorsunuz. Onlara dikkat ettiğinizde Tevbe süresinin içeriğini görebilirsiniz.
“Ey Allah’ı razı etmeye söz veren müminler! Eğer iman yerine küfrü sevip benimsiyorlarsa, onlar babanız ve kardeşleriniz de olsa, asla kendinize dost edinmeyin. Kim onları kendilerine dost edinirse, işte onlardır zalim olanların ta kendisi. İmandan çok küfrü sevenlere, “Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, akrabalarınız, eşleriniz, kazandığınız mallar, zarara gideceğinden korktuğunuz her hangi bir ticarî meta, size hoş gelen meskenler size göre Allah’tan ve Resûlünden ve hak din uğruna cihat etmekten daha hoş ve sevimli ise, artık Allah’ın hükmü gelinceye kadar bekleyin. Allah suç işleyen günahkâr fasıkları asla sevmez ve doğru yola iletmez.” (Tevbe:23-24)
(Not: Gerçek şirk anlatılmaktadır yukarda. Sayıp dökülen bütün hoş şeylere mağlup olduk, o hoş şeyleri Allah’ın rızasını kazanmak için dünyayı ıslâh etme cehtine, azmine tercih ettik ve de Allah’ın Fasık olarak nitelediği zümreye dahil olduk.
“Onlar Allah’ın âyetlerini az bir değer karşılığında reddettiler ve onlara gösterilen itibarı önlemeye çalıştılar. Onların yapığı bu iş, ne kadar da kötü bir iştir, eğer bir bilseniz.(9) Bir mümine verdikleri sözün, yaptıkları anlaşmaların onların gözünde zerre kadar bir değeri yoktur. İşte bunlar bu kadar şiddetli hak düşmanlarıdır.(10) Ama yine de, eğer tövbe ederler, zekâtlarını vererek şimdiye kadar islâma girmelerini engelledikleri kimselerin doğru yola gelmelerini kolaylaştırırlarsa, dinde sizinle kardeş olurlar. Anlamaya çalışan kimseler için âyetlerimizi iyice açıklıyoruz.(11) Eğer anlaşmadan sonra, yaptıkları anlaşmayı bozarak dininize dil uzatırlarsa, küfrün elebaşılarını bularak onları öldürün ki, diğerleri bozgunculuk yapmaktan korkup vazgeçsinler.(12) Yeminlerini bozup Resûlü yurdundan çıkarmaya çalışan ve sizden önce size savaş ilan eden bir toplulukla savaşmaktan kaçacak mısınız? Yoksa onlardan korkuyor musunuz. Eğer müminlerden iseniz, onlardan değil, Allah’tan korkmalısınız.” (13) “Ey Allah’ı razı etmeye söz veren müminler! Eğer iman yerine küfrü sevip benimsiyorlarsa, onlar babanız ve kardeşleriniz de olsa, asla kendinize dost edinmeyin. Kim onları kendilerine dost edinirse, işte onlardır zalim olanların ta kendisi.
(23) İmandan çok küfrü sevenlere, “Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, akrabalarınız, eşleriniz, kazandığınız mallar, zarara gideceğinden korktuğunuz her hangi bir ticarî meta, size hoş gelen meskenler size göre Allah’tan ve Resûlünden ve hak din uğruna cihat etmekten daha hoş ve sevimli ise, artık Allah’ın hükmü gelinceye kadar bekleyin. Allah suç işleyen günahkâr fasıkları asla sevmez ve doğru yola iletmez.” (24)
(Not: Gerçek şirk anlatılmaktadır yukarda. Sayıp dökülen bütün hoş şeylere mağlup olduk, o hoş şeyleri Allah’ın rızasını kazanmak için dünyayı ıslâh etme cehtine, azmine tercih ettik ve de Allah’ın Fasık olarak nitelediği zümreye dahil olduk, Yukarıdaki âyetlerde gösterilen sevgi şirklerinden kurtulamadıkça, yüce Rabbimizin yardımını beklemek ham hayalden başka bir şey değildir.)
“Ey Allah’ı razı etmeye söz veren müminler! Eğer iman yerine küfrü sevip benimsiyorlarsa, onlar babanız ve kardeşleriniz de olsa, asla kendinize dost edinmeyin. Kim onları kendilerine dost edinirse, işte onlardır zalim olanların ta kendisi.(23) İmandan çok küfrü sevenlere, “Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, akrabalarınız, eşleriniz, kazandığınız mallar, zarara gideceğinden korktuğunuz her hangi bir ticarî meta, size hoş gelen meskenler size göre Allah’tan ve Resûlünden ve hak din uğruna cihat etmekten daha hoş ve sevimli ise, artık Allah’ın hükmü gelinceye kadar bekleyin. Allah suç işleyen günahkâr fasıkları asla sevmez ve doğru yola iletmez.” (24)
(Not: Gerçek şirk anlatılmaktadır yukarda. Sayıp dökülen bütün hoş şeylere mağlup olduk, o hoş şeyleri Allah’ın rızasını kazanmak için dünyayı ıslâh etme cehtine, azmine tercih ettik ve de Allah’ın Fasık olarak nitelediği zümreye dahil olduk, Yukarıdaki âyetlerde gösterilen sevgi şirklerinden kurtulamadıkça, yüce Rabbimizin yardımını beklemek ham hayalden başka bir şey değildir.)
Benim mealimden Tevbe suresinin birkaç ayeti işte bunlardır. Notlar da mealden alınmadır. Sevgiler ve selamar.