Türkiye’nin en önemli sorunları sizce nelerdir? Nasıl çözüme kavuşturulur?

ziyaretci | Aralık 29, 2012

Türkiye’nin en önemli sorunları ? Bu nasıl çözüme kavuşturulur?

1.596 kez görüntülendi.

This post was submitted by recep.

Benzer Sorular

Bölüm: Kategorilenmemiş | Cevabım »
Etiketler: nelerdir, nemli, rkiye, sizce, sorunlar, turulur,

Cevabım: “Türkiye’nin en önemli sorunları sizce nelerdir? Nasıl çözüme kavuşturulur?”

  1. ismailkazdal

    Türkiye’nin sorunları tek başına Türkiye’nin sorunları değildir. Dünyayla entegre olmuş bir ülke olarak genelde bütün dünyanın, özelde de üzerinde Müslüman olarak nitelenen insanların yaşadığı coğrafyanın sorunudur.
    İnsanlık alemi, bu asra kadar görmediği, siyasal, sosyal ve ekonomik, korkunç bir kırılma, hatta global bir travma yaşamaktadır.
    İlahi menşeli Musevilik, İsevilik, Muhammedilik gibi Kadim dinler (medeniyetler), orijin yapılarını kaybetmiş, Din olmaktan çıkmış, lokal ve evrensel otoritelere hizmet veren bir yapıya evrilmiştir.
    İlahi menşeli dinler (aslında tek dindir bu dinler ve genel adı İSLAM dır) değişmez ahlaki kurallara çağırırlar insanları.
    Çağırdığı ahlak, elbette soyut değil somuttur. Toplum hayatının hukuku olması ve siyasal olarak ete kemiğe bürünmesi gerekmektedir.
    Bu İlahi ahlakın temelinde yalnız Allah’a itaat inancı yatmaktadır. La diyerek bütün ilahları (kendinde emir verme, kendi menfaatlerine uygun kanunlar koyma, insanları terbiye etme cürreti gösteren güçlülerin tamamı) bertaraf etmiş, yerine bir tek Allah’a İLLA demiş, İLLA dediği Allah’ı mutlak itaatin mabudu yapmıştır. Yani, yeryüzü müstekbirlerinin güce dayalı hukukunu reddetmiş, Allah’ı hakkın tek kaynağı saymış, onun için de toplum için kurduğu hukuk düzeni, hakka dayalı hukuk olmuştur.
    İşte Türkiye’nin hayati önemdeki meselesi bu durumdur. Hem dinli, hem de dinsiz bir toplumun nasıl oluştuğunu anlamak ülkemizin birinci meselesidir. Bu meseleyi doğru biçimde kendine açıklayıp gereğini yapmadan, var olan diğer büyük problemlerini çözemez Türkiye.
    Dinli-dinsiz ikilemini çözmeden ülke insanını bir hedefte birleştiremez, sayısı bir hayli fazla etniği bir araya toplayamaz. Toplayamazsa da gerekli ve hakkettiği güce ulaşamaz, gerçek gücüne ulaşamadığı için enternasyonal siyasette etkin rol oynayamaz.
    Kimliksiz bireylerden oluşan ve bu sebeple de Halkı darmadağın olmuş bir toplumun dünyada sözü geçmez.
    Kendi hudutları dışında sözü olmayan ve geçmeyen bir ülke, kendi içindeki problemleri de çözemez.
    Onun içindir ki, bizim ülkenin birinci problemi, halk arasında tevhidi meydana getirmektir. Tevhidi meydana getirmek için olmazsa olmaz gerçek, doğru dini, Kuran’a bağlı İslam dinini devreye sokmaktır.
    Halkı Müslüman olan veya öyle bilinen yakın çevremizdeki ülkeleri, kendi mezhebine değil, Kuran’a çağırmayı başaran, halkı Müslüman olan ülkelerde sözü geçer hale gelecek ve İslam coğrafyası olarak bilinen ülke halklarını bir hedef etrafında birleştirecektir.
    Aslında Kuran’a çağırmak bu ülkede var olan çeşitli tarikatların ve cemaatların farklılığını da ortadan kaldıracak, kendini daha imtiyazlı sayan her bir tarikat üyesi, Kuran’da birleşmiş herkesi kardeş bilecektir.
    Evet. Türkiye’nin birinci meselesi, felakete gitmekte olan dünyayı bu kötü kaderden kurtaracak tek reçete olan Kuran’ı insanlığın gündemine getirmektir.
    Tarihte ne olmuşsa olmuş, onları tarihe bırakmak, merhum M. A. Ersoy’ un çok şahane bir şekilde ifade ettiği “Doğrudan Kuran’dan alıp ilhamı, Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı” anlayışına sımsıkı sarılmalıyız.
    Bunu Türkiye’den başka ülke yapamaz. Çünkü hem Doğuyu, hem de Batıyı yakından tanıyan tek ülkedir Türkiye. Hem ilim, hem de tefekkür olarak en önde gelebilecek bir ülkeyiz biz.
    Batı pozitivist mantığı ile bütün Doğmaları, yani hurafeleri yıkabilecek kadar hür kimseleriz. Batı gibi fiziği neredeyse bütünüyle tanıyıp, onun metafiziğine kulak asmayan bir mentalite sahibi olmayacağız elbette.
    Çünkü Müslüman olarak bu fizik alemin biz Müslümanlar için sınav alanı olduğunu biliyoruz.
    Onun için felakete gitmekte olan insanlığı felaketten kurtaracak manevi reçete bizdedir.
    Öyleyse bizim birinci meselemiz, önce kendimizi bütün hurafelerden “Bu yeryüzünde hiçbir işle yaramayan uydurma masallar) kurtarmak,apaçık ve mutlak realiteleri içeren Kuran’ın kılavuzluğuna teslim olmaktır.
    Bu topluma böyle bir misyon yükleye bilirsek, bütün iç meselelerimizi de çözmüş oluruz.
    Evet. Benim için Türkiye’nin birinci sorunu, Kuran İslamına sarılıp, hızla felakete giden dünyaya huzur getirecek olan harekete liderlik yapma şerefidir. Bir bakıma, çağa Mesih veya el-mehdi olarak tecelli etmektir.
    Özel meselelerimiz de vardır elbette. Ama bize has, ama, aynı zamanda da bütün bir dünyayı içine alan meseleler, ancak yeryüzünün bütününe getirilecek adalet sistemiyle halledilebilir meselelerdir.
    Eğer bu dünyaya (zamana) adalet sistemini getiremezsek, PKK yı, ya da Ergenekon’u ve derin devlet konusunu çözebilir miyiz sizce. Adaleti getirmek için ise, Allah’ın dışındaki bütün ilahlara gerçekten la dememiz gerekmektedir. Çünkü bütün ilahları (kanunu koyucuları, dayatıcıları, insanı terbiye etmeye kalkışan irili ufaklı güç merkezleri) devre dışı bırakmadan, bu dünyayı kaosa çeviren egemenlerin dizaynına çomak koyamayız.
    Öyleyse, bizim birinci görevimiz, bütün yeryüzü mustazaflarını (egemenler sosyetesinin kasten zayıf bıraktığı kitleler) kendi egemenlerine karşı uyarmaktır. Bu kesimlere gerçek egemenlik, her bir toplumun kendi egemenlerini hizaya getirmekten sonra ulaşılacak bir ilahi sonuçtur.
    Öyleyse, gelin egemenliği gerçek sahibine verecek tek kelimede buluşalım: “La ilahe illallah”
    Bilelim ki Allah’ı tek efendi olarak görmeyenlerin efendileri sayısızdır. Selamlar.

Cevabım

© 2014 İsmail Kazdal. Bütün hakları saklıdır.   RSS: Yazılar/Yorumlar   Altyapı: WordPress

Webmaster:eduman